Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TMMOB Malatya İl Koordinasyon Kurulu: Yargılamalar yalnızca cezalandırmayı değil, geleceği güvenli biçimde inşa etmeyi hedeflemelidir

TMMOB Malatya İl Koordinasyon Kurulu, deprem davalarına ilişkin açıklama yaptı. İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Bektaş Tatar, “İhmal ile kasıt ayrımı net biçimde yapılmalı, yetki ve sorumluluk ilişkisi esas alınmalıdır. Zaman aşımı ve idari süreçler dikkate alınmalı, idari sorumluluk görünür kılınmalıdır. Bilirkişi süreci akademik ve etik standartlara bağlanmalıdır. Yargılamalar yalnızca cezalandırmayı değil, geleceği güvenli biçimde inşa etmeyi hedeflemelidir” dedi.

TMMOB Malatya İl Koordinasyon Kurulu, deprem davalarına ilişkin açıklama yaptı.

Haber: Mehmet Duran ÖZKAN / Kamera: Erdal AKBUĞA

(MALATYA)- TMMOB Malatya İl Koordinasyon Kurulu, deprem davalarına ilişkin açıklama yaptı. İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Bektaş Tatar, “İhmal ile kasıt ayrımı net biçimde yapılmalı, yetki ve sorumluluk ilişkisi esas alınmalıdır. Zaman aşımı ve idari süreçler dikkate alınmalı, idari sorumluluk görünür kılınmalıdır. Bilirkişi süreci akademik ve etik standartlara bağlanmalıdır. Yargılamalar yalnızca cezalandırmayı değil, geleceği güvenli biçimde inşa etmeyi hedeflemelidir” dedi.

TMMOB Malatya İl Koordinasyon Kurulu, deprem davalarına ilişkin basın toplantısı düzenledi. İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Bektaş Tatar, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yaşanan büyük acı ve kayıpların toplumda güçlü ve derin bir adalet talebi oluşturduğunu belirterek, “Tüm Malatya Koordinasyon Kurulu olarak bu toplumsal talebin en samimi destekçileriyiz. Ancak gerçek adaletin; ihtiyattan, kolektif suçlamalardan ve mesleki linç girişimlerinden değil, teknik ve hukuki süreçlerde yetki ve sorumluluk dengesinin gözetilmesiyle sağlanabileceğinin altını özellikle çizmek istiyoruz” dedi.

“Çok katmanlı sürecin ilk halkasına odaklı yargılanma yapılmakta”

Deprem sonrası yürütülen yargılamaların büyük ölçüde yapı üretim sürecinde görev alan kişi ve kurumlar üzerinden şekillendiğini ifade eden Tatar, şunları söyledi:

“Oysa bu çok katmanlı sürecin yalnızca ilk halkasına odaklanarak yürütülen yargılamalarla, yapı üretim sürecinin tamamındaki idari ve teknik sorumluluk dengesi ortaya konulamaz. Deprem gibi çok boyutlu bir afetin sonuçlarının; planlama, projelendirme, yürürlükteki yönetmelikler, ruhsatlandırma, denetim ve uygulama süreçlerinden bağımsız değerlendirilmesi hem teknik gerçeklikle hem de ülkenin sorumluluk dinamikleriyle bağdaşmamaktadır.”

“Süreç bilirkişi raporlarına bağımlı hale gelmiştir”

Deprem yargılamalarının hukuk dışında özel teknik bilgi gerektirdiğini söyleyen Tatar, şöyle konuştu:

“Hâkim ve savcıların teknik bilgi ihtiyacı da gözetildiğinde, sürecin bilirkişi raporlarına bağımlı hâle gelmesine neden olmaktadır. Bilirkişi raporları ise çoğu dosyada yargılamanın sonucunu belirleyecek ölçüde etkili olmaktadır. Ancak hazırlanan birçok bilirkişi raporunda, yıkımın gerçek nedenleri ve sorumluluk zinciri bütünlüklü biçimde ortaya konulmadan kusur tespiti yapılmış; alternatif bilimsel görüşler ve uzman raporları dikkate alınmamış, çok sayıda bilimsel ve teknik hata yapılmıştır. Yapı güvenliğini ortadan kaldıran imar uygulamaları, projede yer almayan ruhsatsız kat ilaveleri, taşıyıcı sistemi tahrip eden kaçak ve bilinçsiz müdahaleler ile tüm bu süreçlerde eksik kalan denetim mekanizmaları; ilgili meslek mensuplarının teknik kontrol ve onayı dışında gerçekleşmiş, yapıların deprem performansını tamamen ortadan kaldırmıştır.”

“Yargılanmalar belirli ilkeler çerçevesinde yürütülmeli”

Sorumluların yargılanması gerektiğini vurgulayan Tatar, adaletin tecellisi için yargılamaların belirli ilkeler çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“İhmal ile kasıt ayrımı net biçimde yapılmalı, yetki ve sorumluluk ilişkisi esas alınmalıdır. Zaman aşımı ve idari süreçler dikkate alınmalı, idari sorumluluk görünür kılınmalıdır. Bilirkişi süreci akademik ve etik standartlara bağlanmalıdır. Yargılamalar yalnızca cezalandırmayı değil, geleceği güvenli biçimde inşa etmeyi hedeflemelidir.”

Tatar, “Gerçek adalet; ancak bilimsel gerçeklik, hukukun üstünlüğü ve mesleki sorumluluğun doğru tanımı üzerine inşa edilebilir. 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden yurttaşlarımızın anısına yakışan da budur. Tüm Malatya Koordinasyon Kurulu olarak, bu ilkelerden taviz verilmeden adil ve bilimsel bir hesaplaşmanın sağlanmasının takipçisi olmaya devam edeceğiz.”