Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

54. Hükümetin Başbakanı Necmettin Erbakan, mezarı başında anıldı

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 54. Hükümetin Başbakanı, eski Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan’ı 15’inci ölüm yıldönümünde Merkezefendi Mezarlığı’ndaki kabri başında birlikte andı.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ve Saadet Partisi

(İSTANBUL) – Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 54. Hükümetin Başbakanı, eski Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan’ı 15’inci ölüm yıldönümünde Merkezefendi Mezarlığı’ndaki kabri başında birlikte andı.

Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi, 54. Hükümetin Başbakanı, eski Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan’ın 15’inci ölüm yıldönümünde Merkezefendi Mezarlığı’nda ortak anma düzenledi. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, anmada yaptığı konuşmada, “Sizi anarken hüzne sığınmak, duygu yüklü kelimelerle hitap etmek kolay. Ama siz bize hüznün içinde zorlukların derinliklerinde bile ayağa kalkmayı öğreten bir lidersiniz. Bugün adınızı andığımızda gözlerimiz dolabilir. Fakat siz olsaydınız şunu biliyoruz ki her birimizin gözyaşlarını silerdiniz. Üzülmek için değil üretmek için burada olduğumuzu söylerdiniz. Daha yapacak çok işlerimizin olduğunu söylerdiniz. Hiçbirimizi hüzünlenecek kadar gözlerimiz dolacak kadar dahi boş bırakmaz yeni görevlerle sahaya sürerdiniz” dedi.

Arıkan, şunları kaydetti:

“Bu millet yine ayağa kalkabilir”

“İşte biz bugün sizin özleminizle hasretinizle sadece duygulanmıyoruz. Yeniden burada sizlere söz veriyorum. Arıyoruz. Yeniden heyecanlanıyoruz. Yeniden başlıyoruz. Siz bize umudu romantik bir teselli olarak öğretmediniz. Umudu bir görev olarak bizlere nakşettiniz. Sert rüzgârları, çetin zorlukları gösterenlere biz de bugün fırtınalara yön vereceğimize, çetin zorluklara rağmen tarihin yönünü değiştireceğimize söz verdiniz. Sayıları, rakamları değil, samimiyeti ve ihlası kendimize şiar edineceğimizi bizlere öğrettiniz. Muhterem hocam, bugün gençlerimiz umutsuz olabilir. Ekonomik sıkıntılar bugün ağır olabilir. Dünya adaletsizliklerle dolu olabilir. Fakat bu millet yine ayağa kalkabilir. Bu topraklar yeniden üretebilir. Bu coğrafya yeniden adaletin merkezi olabilir. Adil bir düzen, yeni bir dünya yeniden kurulabilir. Çünkü siz bize ‘Olabilir’ demeyi değil, ‘Olacak’ demeyi öğrettiniz. Siz hayal kurdunuz. Biz de hem o hayalleri diri tutacağız hem de gençlerimize hayal kurmayı öğreteceğiz. Siz bedel ödediniz. Biz o bedelin kıymetini bileceğiz. Siz yılmadınız, biz de yılmayacağız. Çünkü dava bir neslin omzunda başlayıp bir nesille biten bir hikâye değildir. Dava asırların asırlara yürüyüşüdür. Ve bu yürüyüşler düşe kalka ama vazgeçmeden devam edecektir. Muhterem hocam, bugün sizin adınız bize sadece geçmişin ihtişamını hatırlatmıyor. Geleceğin sorumluluğunu da bizlere hatırlatıyor. Biz bu emaneti taşırken hiç korkmuyoruz.

“Bu davadan vazgeçmeyeceğiz”

Çünkü siz bize bozuk düzenin güçlü bir çarkı olmayı değil egemen şartların dayattığı reelpolitiği değil, gücün karşısında korkuyu değil, azmi, cesareti, ibadeti öğrettiniz. Biz yorulmayacağız, yorulmuyoruz. Çünkü siz bize istikametin pusulasını en güzel bir şekilde bıraktınız. Bugün genç bir kardeşimiz umutsuzluğa kapıldığında biz ona sizin yürüyüşünüzü hatırlatmaya devam edeceğiz. Bir dava adamının nasıl direndiğini, nasıl sabrettiğini, nasıl inandığını ve diyeceğiz ki 12 Eylül’lerin, 28 Şubat’ların mahkemelerin, hatta manşetlerin o çetin şartlarında Erbakan Hocamız ve dava arkadaşları nasıl vazgeçmediyse bizler de o şekilde bu davadan vazgeçmeyeceğiz.

Daha bilinçli, daha hazırlıklı, daha kararlı olacağız. Çünkü biliyoruz ki inananlar yorulabilir ama asla vazgeçmezler. Biz vazgeçmeyeceğiz Hocam. ‘Benim kerametime bakarak değil, yaptıklarıma bakarak peşimden gelin’ sözünüz bizim de yolumuzdur. Sizden sonra bu neslin, sizden sonra bizimle yapacaklarımızla heyecanlanacağımız günler yakındır inşallah. Sizi özlüyoruz. Sizi bir millet, bir ümmet özlüyor. Sizi özlemek bir duygu ama sizi sürdürmek, sizi hedeflerinize yaşatmak bir kararlılıktır. Çünkü biz hatıra değil, istikametiniz üzerine yol yürümeye devam edeceğiz.”

“Cumhuriyet tarihinin en yüksek zamları aklımıza geliyor”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan da konuşmasında, “Burada ortak değerimiz olan merhum liderimiz Erbakan Hocamızı birlikte anma, birlikte yad etme, birlikte dualar okuma programına vesile oldukları için Mahmut Arıkan Bey’e, Saadet Partisi İstanbul İl Teşkilatı’na ve Saadet Partisi camiasına, teşkilatlarına teşekkürlerimi sunuyorum. Cenabı Allah bu birlikteliğin hayırlara vesile olmasını nasip eylesin. Tabii ki merhum Erbakan Hocamız denildiği zaman akla feraset geliyor. Daha 40 sene öncesinden bugün Ortadoğu’da yaşanan olayları anlatan bir feraset. Yine Erbakan Hocamız dendiği zaman aklımıza cesaret geliyor. İncirlik üssünü kapatan, Çekiç Gücü kovan bir cesaret. Amerikan Büyükelçisi’nin bütün uyarılarına rağmen D-8’i kuran bir cesaret. Erbakan Hocamız dendiği zaman aklımıza bereket geliyor. Başbakan olduğu dönemde işçiye, memura, emekliye verilen Cumhuriyet tarihinin en yüksek maaş zamları aklımıza geliyor. Ekonomide yaşanan bolluk ve bereket aklımıza geliyor” ifadesini kullandı.

Erbakan, şunları kaydetti:

“Erbakan Hocamız dendiği zaman aklımıza dirayet geliyor. Dört partisi haksız yere kapatılmasına rağmen beşincisini kurup yoluna devam eden bir lider ve 80 yaşında seçim otobüsünün üzerinde hiçbir dünyalık beklentisi kalmamış bir halde olmasına rağmen bu mücadeleye devam eden davasını anlatan bir lider. Erbakan hocamız dendiği zaman aklımıza istikamet geliyor. 1969’da ne dediyse 2011’de vefatından önce hastane odasında da aynı sözleri söyleyen aynı istikamette yürüyen bir lider. Erbakan Hocamız denince aklımıza hidayet geliyor. ‘İslamsız saadet olmaz’ sözünü bizlerin kafasına birer zihnine birer çivi olarak çakan, ‘Cihadsız İslam olmaz’ sözünü zihinlerimize işleyen, kazıyan bir lider ve her zaman söylediğimiz gibi hastanede vefatına saatler kala dahi kiremitiyle teyemmüm yapıp namazını aksatmayan bir lider.

“Onun emanet ettiği davasına sahip çıkacağız”

12 Eylül duruşmalarında ‘Türkiye’ye şeriat getireceksin’ denilerek idamla yargılandığı bir sırada dahi orada seccadesini serip namazını mahkeme salonunda, hakim kürsüsünün önünde kılan, eda eden, orada dahi namazını kazaya bırakmayan bir lider. Allah gani gani rahmet eylesin. Sayın Mahmut Arıkan Bey’in de ifade ettiği gibi elbette ki kendisini anmak, duygulanmak hakkımızdır. Elbette ki kendisinin yaptığı bu icraatları ve bu özelliklerini hatırlamak, bilmek, anmak son derece önemlidir. Ancak daha da önemlisi kendisinin yürüdüğü yoldan yürümek, kendisinin gösterdiği hedeflere ulaşmak, onun yaşadığı gibi yaşamak, onun gibi bir dava adamı olabilmek için gayret sarf etmektir. Onun emanet ettiği davasına sahip çıkabilmektir.

Erbakan Hocamız ‘Suriye’de savaş olursa bilin ki sıra Türkiye’ye geliyor’ dedi. ‘Suriye’den sonra sıra İran’a gelecek’ dedi. ‘İran’dan sonra sırada Türkiye olacak’ dedi. Bugün işte bir Amerikalı emekli albay diyor ki ‘İran mutlaka yok edilecek, İran’dan sonra sıra Türkiye’nin yok edilmesine gelecek’. Allah muhafaza buyursun. Suriye’yi bir şekilde kendi istedikleri şekilde hallettiler. Erbakan Hocamızın söyledikleri birer birer çıktı. Arkasından bir senenin içerisinde daha bir sene geçmeden İran’a geldiler. Şimdi İran’dan sonra da bugün yine bir düşünce kuruluşundan bir araştırmacı, Amerikalı bir hanım diyor ki: ‘Ya bir sene, ya 5 sene, ya 10 sene.’ Ama diyor mutlaka sıra Türkiye’ye gelecektir. Amerika’nın İsrail’deki Siyonist büyükelçisi Huckabee’nin yaptığı açıklamayı sizler de duydunuz.

“Erbakan Hocamızın yolundan giden dava erlerinin beraberlik içerisinde olması daha büyük önem arz ediyor”

Allah Erbakan hocamıza gani gani rahmet eylesin. Bunları bize 40 sene, 50 sene boyunca anlattı. Bu olaylar gerçekleşmeden yıllar önce bizlere hatırlattı. Şimdi bütün bunları söyledikten sonra yine Venezuela olayına değinmek istiyorum. ‘Kuvveti üstün tutarlar’ diyordu Erbakan hocamız. ‘Menfaatı üstün tutarlar ve imtiyazları üstün tutarlar’ diyordu. Benim gücüm var, askerim var, teknolojim var. Öyleyse Venezuela’da istediğim haydutluğu yaparım. Venezuela’nın petrolü var. Benim de petrole ihtiyacım var, menfaatim var o petrolde. Öyleyse Venezuela’da istediğimi yaparım. Gücü ve menfaati hak sebebi saydıklarını açıkça ortaya koydular. Şimdi İran arkasından Türkiye. Bunları anlatıyoruz da böyle bir noktada adeta düşmanın kapıya dayandığı, siyonizmin kapıya dayandığı bir noktada Erbakan hocamızın yolundan giden dava erlerinin birlik ve beraberlik içerisinde olması birlikte Erbakan hocamızın gösterdiği hedeflere ulaşmak için gayret etmesi bugün geçmişte olduğundan çok daha büyük önem arz ediyor.

İşte Suriye, işte İran, işte Irak, işte Libya, işte Yemen ve Allah vermesin işte Gazze ve Allah vermesin işte Türkiye denilme noktasına gelmiş durum. Bu nedenle birlik ve beraberlik içerisinde inşallah Erbakan hocamızın çizdiği yolda yürümeye ve onun göstermiş olduğu yeniden büyük Türkiye, İslam Birliği ve adil bir dünya hedeflerine ulaşmak için gayret edeceğimizi, kararlılıkla bu yolda yürüyeceğimizi bir kez daha kendisini vefatının 15’inci yılında anarken ifade ediyorum.”