Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

2’nci Uluslararası Aile, Kadın ve Çocuk Hukuku Konferansı…Erinç Sağkan: “Kadına yönelik şiddet, münferit değil sistematik bir insan hakları ihlali”

Uluslararası Hukuk Dergisi INJURIA ve Aile Hukuku Akademisi öncülüğünde “2. Uluslararası Aile, Kadın ve Çocuk Hukuku Konferansı”, Ankara Üniversitesi’nde düzenlendi. Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, “Kadın hakları meselesi yalnızca bir eşitlik meselesi değil aynı zamanda bir insan hakları ve toplumsal gelişmişlik meselesidir. Hukuk ise bu sürecin en güçlü teminatıdır” dedi. Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan da “Kadına yönelik şiddetin münferit değil çoğu zaman sistematik bir insan hakları ihlali olduğu gerçeğiyle de karşı karşıyayız” diye konuştu.

Uluslararası Hukuk Dergisi INJURIA ve Aile Hukuku Akademisi öncülüğünde "2.

Haber: Hilal ACAR / Kamera: Cemal Berk AYTEKİN

(ANKARA) – Uluslararası Hukuk Dergisi INJURIA ve Aile Hukuku Akademisi öncülüğünde “2. Uluslararası Aile, Kadın ve Çocuk Hukuku Konferansı”, Ankara Üniversitesi’nde düzenlendi. Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, “Kadın hakları meselesi yalnızca bir eşitlik meselesi değil aynı zamanda bir insan hakları ve toplumsal gelişmişlik meselesidir. Hukuk ise bu sürecin en güçlü teminatıdır” dedi. Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan da “Kadına yönelik şiddetin münferit değil çoğu zaman sistematik bir insan hakları ihlali olduğu gerçeğiyle de karşı karşıyayız” diye konuştu.

Uluslararası Hukuk Dergisi INJURIA ve Aile Hukuku Akademisi öncülüğünde, “2. Uluslararası Aile, Kadın ve Çocuk Hukuku Konferansı” Ankara Üniversitesi’nde düzenlendi.

Konferansa, Azerbaycan Aile, Kadın ve Çocuk İşleri Devlet Komitesi Başkanı Bahar Muradova, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı İbrahim Ermenek, TBB Başkanı Erinç Sağkan, AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan, AK Parti Mersin Milletvekili Ali Kıratlı, Mersin Barosu Başkanı Gazi Özdemir, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Türk Hukuk Kurumu Başkanı Ayşe Yüksel, Çağdaş Yaşamı Destekleme Deneği Genel Başkanı Ayşe Yüksel ve çok sayıda hukukçu ile öğrenci katıldı.

Konferansın açılış konuşmalarını, Aile Hukuku Akademisi Başkanı Sahra Düzgün Tucel, Injuria Hukuk Platformu Başkanı Kamala Mammadova, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Ermenek, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar ve TBB Başkanı Erinç Sağkan yaptı.

Ünüvar: “Aile bizim her şeyimiz, çocuk ise geleceğimizin en korunmaya muhtaç temsilcisidir”

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, konferansa ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Gerçekten yüreğimizi burkan hadiseler yaşandığı bir dönemdeyiz. Rusya Ukrayna savaşı 5’inci yılına girdi. Bir an evvel gitmesini arzu ediyoruz ama herkes arzu ediyor mu emin değilim. İsrail’in Gazze’deki vahşetinin 3’üncü yılına girdik ve orada en mağdur kitle çocuklar. Amerika, İsrail, İran arasındaki savaşın başlangıç gününü hatırlayınız, yaşları da 8 ile 12 arasındaki 168 tane kız çocuklarının katledilmesidir. Bu kadar vahim, vahşetlerin konuşulduğu bir dönemde biz aile ve çocuk hukuku ile ilgili konuları konuşuyoruz. Aile bizim her şeyimiz, çocuk ise geleceğimizin en saf, en korunmaya muhtaç ve en umut dolu temsilcisidir. Bu üç unsurun hukukla kurduğu ilişki bir toplumun medeniyet seviyesini belirleyen en temel göstergelerden birisidir çünkü hukuk yalnızca kurallar bütünü değil, aynı zamanda değerlerin, hakların ve sorumlulukların dengeli bir şekilde hayata geçirilmesidir.

Kadın hakları meselesi yalnızca bir eşitlik meselesi değil aynı zamanda bir insan hakları ve toplumsal gelişmişlik meselesidir. Kadının güçlendirilmesi eğitimden istihdama, hukuki güvencelerden sosyal hayata kadar çok geniş bir alanı kapsamaktadır. Hukuk ise bu sürecin en güçlü teminatıdır. Bu bağlamda ele aldığımızda üniversitelere de çok önemli görevler düşmektedir çünkü üniversiteler sadece bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün de öncüleridir. Biz Ankara Hukuk Okulu’ndan 101’inci yılımızı kutluyoruz. 1925 yılında Cumhuriyetimizin kurucu Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu hukuk fakültesini kurarken duyduğu saadeti hiçbir başka teşebbüsten duymadığını ifade etmiştir. Dolayısıyla bizim hukuk fakültemizin de bu konuları ele alması son derece kıymetlidir. O sebeple böyle bir toplantıya ev sahipliği yapmaktan dolayı gerçekten çok büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bundan sonraki toplantının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılması fikrini de kuvvetli bir şekilde desteklediğimi, orada da Ankara Üniversitesi ve Ankara Hukuk Kurulu olarak her türlü desteği vereceğimizi bir kez daha ifade ediyorum.”

Sağkan: “Kadınlara ‘seçme ve seçilme hakkı tanınması’ kavramını kullanmaktan istemiyoruz bu hak doğuştan gelen bir haktır”

TBB Başkanı Erinç Sağkan da konuşmasında şunları söyledi:

“Biz hukukçular olarak aileyi değerlendirirken, tanımlarken ve hatta konuşurken sadece bir gelenek, bir değer olarak değil aynı zamanda aileyi oluşturan tüm bireylerin hak ve özgürlüklerine saygı kadının, çocuğun ve aile içindeki her bireyin eşit, özgür, şiddetten uzak bir yaşam sürdürebildiği bir yapıdan söz edebiliyorsak ancak o zaman güçlü bir aile yapısının varlığından söz edebiliriz. Ne yazık ki hem dünyada hem de ülkemizde kadına yönelik şiddetin ve çocuklara yönelik ihlallerin hala ciddi bir sorun olarak varlığını sürdürdüğünü ve hatta artarak devam ettiğini görüyoruz. Kadına yönelik şiddetin münferit değil çoğu zaman sistematik bir insan hakları ihlali olduğu gerçeğiyle de karşı karşıyayız. Anayasasında demokratik laik, sosyal bir hukuk devleti olduğu yazan bir ülkede kız çocukları eğitimde fırsat eşitliğine sahip değilse, erkek egemen zihniyet kadınların geleceğini ve hayatlarını şekillendirme cesareti bulabiliyorsa, bütün bunların sonucu olarak kadın sosyal hayatta, ekonomide, istihdamda, karar alma mekanizmalarında, siyasi temsilde yeteri kadar yer alamıyorsa, kadınlar başvurularına rağmen korunamıyor, etkili önlemler alınamıyorsa artık burada bireysel değil yapısal bir sorundan bahsetmek durumundayız. Bu nedenle aile hukukunu konuşurken meseleyi yalnızca teknik düzenlemelerle sınırlı göremeyiz.

Bugün aslında çok önemli bir gün. Bugün Türkiye Cumhuriyeti 96 yıl önce tam da bugün kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkını tanıyarak eşit yurttaşlık yolunda tüm dünyaya örnek olacak bir adımı hayata geçirmiştir. Böyle anlamlı bir günde bu konferansın yapılmasını da ayrıca önemli bulduğumuzu ifade etmek istiyorum. Biz kadınlara ‘seçme ve seçilme hakkı tanınması’ gibi bir kavramı kullanmaktan özellikle kaçınmak istiyoruz. Çünkü bu hak özünde doğuştan gelen bir haktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları ve onlarla beraber gelen hukuk devrimi kadınlara seçme ve seçilme hakkını tanımamış, kadınların doğuştan gelen ve erkekler tarafından gasbedilen bu haklarını iade etmişlerdir. Tanımın da bu şekilde yapılması gerektiğini düşünüyoruz.”