Haber: Zeynep BOZUKLU – Berfin BAYIR
(TBMM) – TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçe teklifi görüşmelerinde konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, “Sadece İstanbul değil. Bakın bu yaz Türkiye’de Balıkesir’den Tekirdağ’a, Yalova’dan İzmir’e bütün ülkede içme suyuna ulaşımda problem var. Şehirlerimizde artık düzenli su kesintilerine başlandı. Düzenli su kesintilerinin yapılmak durumunda. Peki şehirlerin ihtiyacı olan suyu temin etmek kimin görevi? İktidarınızın görevi” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 2026 bütçesi ve kesin hesabı görüşülüyor.
Komisyonda konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, “Bütün ülkede, içme suyuna ulaşımda problem var” diyerek, şunları kaydetti:
“Sayın Bakan, kuraklıkla ilgili açıklamalar yaptınız. Kuraklıktan ve susuzluktan en çok etkilenen şehirlerden bir tanesi İstanbul. İstanbul, su havzaları itibarıyla sadece kendi menbalarına yağan yağmurla değil, aynı zamanda çevresindeki illerden topladığı sularla da su ihtiyacını gidermeye çalışıyor. 15 Eylül 2022 tarihinde İstanbul Sazlıdere Barajı’nın, içme suyu kullanma kapasitesi yüzde 100’den yüzde 0’a düşürülüyor. Burada iki şey var; siz, cumhurbaşkanlığı kararı ile Sazlıdere Barajını baraj olma özelliğini kaldırıyorsunuz. İkincisi de, bu barajla ilgili 2039 yılına kadar yani yılda 1 milyon doların üzerindeki bedeli üzerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSKİ’nin bütçesinden alınmaya devam ediyor.
Biraz önce açıkladınız; ‘100 bin konut yapacağız İstanbul’da’. Nerede yapacaksınız? İstanbul’da şu anda mekansal planlama, kentsel dönüşüm daire başkanlığının planlaması İstanbul’da 100 bin konutun yapılacağı yeri söylesinler biz de öğrenelim. Neresi burası? Askeri alanlar mı? Havzalar mı? Sarı alanlar mı? Kentin dışındaki korunması gereken sulaklar mı, yutaklar mı? Neresi olduğu konusunda hiçbir bilgi vermiyorsunuz. Zaten daha önce açıklanmış olan projelerde de ifade edilen binaların teslim edilmemesinin temel sebebi de buradan geçiyor. Sadece İstanbul değil. Bakın bu yaz Türkiye’de Balıkesir’den Tekirdağ’a, Yalova’dan İzmir’e bütün ülkede içme suyuna ulaşımda problem var. Şehirlerimizde artık düzenli su kesintilerine başlandı. Düzenli su kesintilerinin yapılmak durumunda. Peki şehirlerin ihtiyacı olan suyu temin etmek kimin görevi? İktidarınızın görevi. Şehre getireceksiniz suyu, dağıtımını da belediyeler yapacak. Belediyelerin önemli bir kısmı Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetiminde olabilir. Ama sizin de iktidarda olduğunuz belediyelerde kuraklıkla ilgili mücadelede ciddi bir azalma olduğunu görüyoruz.”
Gürsel Erol: “Süreçte itirazlarımızın çok da haklı olmadığını, planlamaların doğru olduğunu gördük”
Komisyonda konuşan CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol da 2020’de depremi yaşamış bir ilin vekili olarak, deprem sonrası bütün süreci yakından takip ettiğini söyledi. Erol, şöyle konuştu:
“Gelişen süreç içerisinde önce itiraz ettiğimiz ama süreç içerisinde gördüğümüz zaman da aslında itirazlarımızın çok da haklı olmadığını, yaşanmışlık sürecinde yapılan planlamaların doğru olduğunu gördük. Bunlarla ilgili birkaç tane örnek vereyim. Mesela rezerv alanları yeni TOKİ konutları şehrin dış bölgesine yapılmıştı ve biz o zaman tepki vermiştik. ‘Niye şehrin dışına deprem konutlarını yapıyorsunuz’ diye eleştiriler getirmiştik. Ama 2023 Malatya depreminde gördük ki aslında mevcut yerleşim alanlarını ayağa kaldırmaktan ziyade yeni yerleşim bölgelerinde TOKİ konutlarının yapılarak kentte nüfus yoğunluğunun dağıtılmasının bir deprem anında yaşanan risklerin düşünülmesi için doğru bir karar olduğunu gördük. Ve bu anlamda da bu karardan dolayı da yetkili arkadaşlarımıza teşekkürlerimizi ilettik. Eleştirilerimiz de oldu. Dedik ki ‘TOKİ konutlarını yapıyorsunuz ama buraları yalnızca bir barınma alanı olarak planlamayın. Buralar aynı zamanda bir yaşam alanı, bir yaşamın, bir mahalle kültürünün devam etmesine yönelik alışveriş merkezleri olmalı, sosyal alanlar olmalı, okullar olmalı, insanların günlük ihtiyaçlarını gideceği ticari alanlar olmalı’ diye öneriler getirdik. İhtiyaç duyulan günlük yaşam alanları da giderildi. Sayın Bakanım, benim aslında bu süreçlerle ilgili önerilerim olacak. Doğal olarak iktidar muhalefet olaylara bakış açımız farklı. Siyaset anlayışımız farklı. Bir bütçenin yapılma tekniğiyle, uygulamasıyla, yatırım programıyla tabii ki farklılıklarımız olacak. Ama bence farklılıklar üzerine ayrışmak yerine ülkenin genel değerleri üzerine ortaklaşmak lazım. Yani doğru yapılan işlerle ilgili süreci doğru anlatmak lazım. Eksikleri doğru tarif etmek lazım. Yapılması gereken taleplerle ilgili de mantığı ön çıkararak taleplerini doğru ortaya koymak lazım.
CHP’li Erol: “Sizi ve bakanlık bürokrasisini kutluyorum”
Düşünün ki Türkiye’de 11 ilde deprem olmuş. On binlerce can kaybı var. Yüz binlerce bina enkaza dönüşmüş. Orada yalnızca depremin boyutunu değerlendirirken, yalnızca müdahale anlamında değil, aynı anda kaos yaşanıyor. Aynı anda kriz yaşanıyor. Aynı anda acı yaşanıyor. Aynı anda panik yaşanıyor. Bunların hepsini planlamak çok kolay işler değil. Sizi ve bakanlık bürokrasisini kutluyorum.”
Erol ile EMEP’li Sevda Karaca arasında polemik
Erol’un bu sözlerine tepki gösteren EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca Demir, “Sen de ihale aldığın için” dedi. Erol ise “Alan da şerefsiz veren de şerefsizdir” diye yanıt verdi. Erol, konuşmalarını şöyle sürdürdü:
“Türkiye’de zaten siyasetteki en büyük sorun bu. Yani eğer devlet geleneklerine uygun bir siyaset diliniz varsa, eğer çözüm odaklı bir siyaset diliniz varsa, eğer bir sorunun tespitine katkı vermek istiyorsanız -ki ben Elazığ’da siyaset tarzım budur- hemen biri laf atar. Ayrıca ihale almayı, vermeyi bir yolsuzluk, bir hırsızlık olarak değerlendirmeyin. Bu ne partinin meselesi ne CHP’nin meselesi. Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş, Tunç Soyer Elazığ’a geldi. ‘Evet biz buraya birer tane okul yaptıracağız’ dediler. Ve birer tane okul yaptırdılar. Belediye başkanının bir deprem bölgesinde okul yaptırmakla ilgili bir sorumluluğu var mı? Kendi yetki alanında bile yok. Ama niye? O kentin o dönemde okula ihtiyacı vardı ve üç belediye başkanımız da okul yaptı. Hepsine de ayrı ayrı teşekkür ederim. Yani bizim bazı konularda her şeyi siyaset malzemesi yapmamamız lazım.”

