Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Özgür Özel: “Zulümleri artsın ki sonları gelsin”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanlığı’ndaki atamalara ilişkin “Şimdi o AK Toroslar Çetesindeki o Toros’çuyu Adalet Bakanlığı’nda Personel Genel Müdürü yaptılar. Ben daha ne diyeyim? İstanbul’daki çeteleşen yapı, şu andaki Adalet Bakanlığı’na gidiyor, mevzileniyor ve oraya yerleşiyor. Bir yandan da çok iyi. Nasıl geçen sene 19 Mart günü ben Ankara’ya doğru gelirken dedim ki, ‘Sembol bir mekan ve darbeyle yüzleşecek çarpılaşılacak bir yer. Karşı karşıya gelmek lazım.’ Şimdi Ankara’dayız, karşı karşıyayız. Bu zulmün, bu haksızlıkların en tepe noktasında Adalet Bakanı, Bakan Yardımcıları, Personel Genel Müdürü, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü, falan filan noktasında yerleşiyorlar. Zulümleri artsın ki sonları gelsin. Biz bu mücadeleden vazgeçmeyiz” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanlığı'ndaki atamalara ilişkin "Şimdi

(İSTANBUL) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanlığı’ndaki atamalara ilişkin “Şimdi o AK Toroslar Çetesindeki o Toros’çuyu Adalet Bakanlığı’nda Personel Genel Müdürü yaptılar. Ben daha ne diyeyim? İstanbul’daki çeteleşen yapı, şu andaki Adalet Bakanlığı’na gidiyor, mevzileniyor ve oraya yerleşiyor. Bir yandan da çok iyi. Nasıl geçen sene 19 Mart günü ben Ankara’ya doğru gelirken dedim ki, ‘Sembol bir mekan ve darbeyle yüzleşecek çarpılaşılacak bir yer. Karşı karşıya gelmek lazım.’ Şimdi Ankara’dayız, karşı karşıyayız. Bu zulmün, bu haksızlıkların en tepe noktasında Adalet Bakanı, Bakan Yardımcıları, Personel Genel Müdürü, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü, falan filan noktasında yerleşiyorlar. Zulümleri artsın ki sonları gelsin. Biz bu mücadeleden vazgeçmeyiz” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğunun birinci yılında Saraçhane’de Medyascope’nun canlı yayın konuğu oldu. Özel, Adalet Bakanlığı’ndaki atamaların sorulması üzerine şu yanıtı verdi:

“Bir çeteleşmiş yapı var. Hukuk yapar gibi hukuk yapmadılar, sorgu yapar gibi sorgu yapmadılar. Ben 17 yıldır aktif olarak siyasetin içindeyim belediye başkan adayı olduğum günden beri. 15 yıldır milletvekiliyim. Ceza ve tutukevlerinde 250’den fazla, Genel Başkanlığım süresi hariç 257 cezaevi ziyareti ile cezaevi için raporlar yazmış, siyasi yargılamaları en yakından takip etmiş, FETÖ döneminde askeri casusluk, Balyoz, Ergenekon, KCK, bütün davaları takip etmiş, savcılarla ve hakimlerle muhatap olmuş birisi olarak söylüyorum: Hiçbir dönemde bu kadar hukuksuz, bu kadar haksız, bu kadar pervasız işler yapılmadı. Hiçbir dönemde kişiye cezaevinden itirafçı olması için çağrıldığı yolda, kulağına eğilip ‘Savcı Bey’in selamı var, eşini de almış ifadenden sonra karar verecekmiş’ demedi. Hiç kimseye ‘Eşinden ayrı mısın, çocuğuna kim bakacak? At bu imzayı da çocuğuna kavuş’ demediler. Hiç kimseyi iftiracı olmadığı için Türkiye’nin öbür ucundaki 28 kişilik bir koğuşa 40’ncı kişi olarak yerde yatmaya yollamadılar. Hiç kimsenin ailesinin evine avukatlar gidip de ‘Şu ifadeyi verirsen yakınınızı serbest bırakacağız.’ Ya da hiçbir şirkete bir başka aracı avukat gidip de ‘Bize şu kadar para verirsen mallarınızı size iade edeceğiz’ demedi.

“Zulümleri artsın ki sonları gelsin”

Bu yüzden biz AK Toroslar Çetesi dedik. AK Toroslar çetesi biz bunları söylerken bize Beyaz Toros gösteren, yani 1990’ların katliam araçlarını, 1990’ların insanları alıp götüren ve geri getirmeyen araçlarını gösteren fotoğrafı çektirdiler. Türkiye’nin hafızasında yeri olan bir fotoğrafla bize poz verdiler. Biz işte o yüzden ona AK Toroslar dedik. Beyaz Toros Çetesi vardı. Şimdi AK Toroslar. Şimdi o AK Toroslar Çetesindeki o Toros’çuyu Adalet Bakanlığı’nda Personel Genel Müdürü yaptılar. Ben daha ne diyeyim? İstanbul’daki çeteleşen yapı, şu andaki Adalet Bakanlığı’na gidiyor, mevzileniyor ve oraya yerleşiyor. Bir yandan da çok iyi. Nasıl geçen sene 19 Mart günü ben Ankara’ya doğru gelirken dedim ki, ‘Sembol bir mekan ve darbeyle yüzleşecek çarpılaşılacak bir yer. Karşı karşıya gelmek lazım.’ Şimdi Ankara’dayız, karşı karşıyayız. Bu zulmün, bu haksızlıkların en tepe noktasında Adalet Bakanı, Bakan Yardımcıları, Personel Genel Müdürü, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü, falan filan noktasında yerleşiyorlar. Zulümleri artsın ki sonları gelsin. Biz bu mücadeleden vazgeçmeyiz. Kim kazandı? O Beyaz Torosları kullananlardan, o işkencecilerden, o cellatlardan kim dışarıda ki bugün aileye işkence edenlerden, bugünkü haysiyet cellatlarından, bugünkü adalet katillerinden birisi 15 sene sonra gelip de şurada size selam verip, ‘merhaba’ deyip saygı görebilecek mi?

“Hiçbir yere kaçamayacak”

O yüzden her zaman karanlık değil aydınlık kazanır. Korkaklar değil cesaret kazanır. Teslim olanlar değil direnenler kazanır. Her zaman zulme karşı, zulmeden zalimlere karşı zulme uğrayan mağdur ve haklı olanlar kazanır. Biz kazanacağız o yüzden. O yüzden var güçleriyle gelsinler, var güçleriyle yerleşsinler biz de haklı olmanın masum olmanın gücüyle karşılarında olmaya devam edeceğiz. O koltuğun bir de bırakılacağı gün var. Oraya gelecek bir Adalet Bakanı var. Ondan sonra bir HSK var. Yüce divan yargılamaları var. Bu kadar zulmün sonunda bu kadar kir, bu kadar pis nasıl kapanabilir? Elimizde 16 ID numarası var. Ortaya koyuyoruz. Bu mallar ya üstünde ya aldın ve sattın ya üstünde tapusu var ya bu malın parası sende var kardeşim diye. ID, bakın Türkiye’deki örneğin şu anda Çevre Şehircilik Bakanlığından ya da o sorgulamayı yapabilen her resmi kurumda, o ID girildiğinde, o binanın, o adanın, o paftanın Akın Gürlek’e ait olduğu orada bir alım satım işlemi olduğu ortada. İnkar eden var mı? Bu yok diyen var mı? Yok. Biz bu iddiaları dile getirdikten sonra malları elinden çıkarıyor bilmem ne… Zaten biliyorduk bunları. Bana tapu gösteriyor bi de filtrelenmiş tapu gösteriyor yani bir şehirdekileri gösteriyor. Ama şöyle bir şey var. Hiçbir yere kaçamayacak.”