Haber: Beril KALELİ/Kamera: Hakan KAYA
(İSTANBUL) Üniversite öğrencilerinin CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 31 yıllık diplomasının iptal edilip gözaltına alınmasının ardından “Demokrasiye, haklarımıza ve geleceğimize sahip çıkıyoruz” diyerek 19 Mart 2025’te başlattıkları ve önlerinde oluşturulan barikatı aşmalarıyla ülke genelinde günler süren protesto eylemlerine öncülük eden gençlik hareketini konu alan “19 Mart: Bir Kuşağın Hikayesi” belgeselinin gösterimi hafta sonu gerçekleştirildi. TİP’li öğrencilerin hazırladığı ve İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya’daki öğrenci eylemlerinden görüntüler ile öğrencilerin aktarımlarıyla anlatıldığı belgeselin gösterimi sonrası ANKA’ya konuşan öğrenciler, “Biz o gün o barikatı aştık ve korku duvarlarını yıktığımızı söyledik ve söylemeye devam ediyoruz. O barikatı aşabilmemiz hepimize bir umut vermiş oldu” şeklinde konuştu.
TİP’li Öğrenciler tarafından hazırlanan “19 Mart: Bir Kuşağın Hikayesi” belgeselinin gösterimi hafta sonu Kadıköy Sineması’nda gerçekleştirildi. Belgeselin üniversite öğrencilerinin katılımıyla gerçekleşen gösterime Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş’ın yanı sıra İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu da izleyiciler arasında yer aldı.
Belgeselde gençler 19 Mart’ı anlatıyor
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasını CHP’nin cumhurbaşkanı olarak resmen ilan edilmesine günler kala iptal etme kararı alan İstanbul Üniversitesi’ni 19 Mart’ta üniversite önünde protesto etme kararı alan üniversite öğrencilerinin, sabah saatlerinde İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla büyüyen tepkiyle “Demokrasiye, haklarımıza ve geleceğimize sahip çıkıyoruz.” diyerek başladıkları, önlerinde kurulan polis barikatını aşarak Beyazıt Meydanı’na gerçekleştirdikleri yürüyüş ve Türkiye’nin dört bir yanına yayılan, günlerce süren protestolara ve boykotlara öncülük eden gençlik hareketini konu alıyor. İstanbul’da 19 Mart’ta barikatı aşan üniversite öğrencileri o gün ve sonraki süreçte yaşadıklarını ve duygularını anlatırken Ankara, İzmir ve Antalya’daki eylemlerle ses yükselten öğrenciler İstanbul’da aşılan o barikatın kendilerini nasıl etkilediğini ve kendi eylemlerini anlatıyor.
“O barikatı biz de yıktık diyebilmek heyecanlandırıyor”
Salonda belgeseli izleyen gençler sık sık heyecanını alkışlarla dile getirdi. Gösterimin ardından ANKA’ya konuşan TİP İstanbul İl Gençlik Sorumlusu Yağmur Çetin “O gün orada olmanın heyecanını tekrar yaşatan bir belgesel olduğu için o alkışların susmadığını düşünüyorum” diyen , Geçmişteki gençlik hareketlerini de düşündüğümüzde artık o tarihin bir sayfasını da biz yazıyoruz diyebilmek herkesi heyecanlandırıyor. O barikatı biz de yıktık diyebilmek heyecanlandırıyor” şeklinde konuştu.
19 Mart’ta İstanbul Üniversitesi önünde gerçekleştirdikleri yürüyüşte ön sıra yer alan öğrencilerden olan TİP’li Öğrenciler Gençlik Sekreteri Selin Erhan da, “Genelde gençleri, genç olmayanların anlattığını görüyorduk bu sefer de mücadelemizi kendimiz anlatalım istedik” dedi. Selin Erhan “Türkiye, direnişleriyle, eylemleriyle, mücadelesiyle oldukça yoğun ve üretken bir ülke. Bu mücadelelerin kalıcılaşması ve bir sonraki dönemlere, nesillere aktarılması mücadeleler kadar sık gerçekleşmiyor. Biz 19 Mart’ı sadece bir anmayla izlemek, duygulanmak değil de orada ne yaşadık, oradan ne alabiliriz, geleceğe ne bırakıyor bunu kaydetmek ve buradan güç bulmak istedik. Çeşitli illerden, çeşitli eylemlerin nasıl gerçekleştiğini anlatıyor, üniversitelerde boykotların nasıl yürütüldüğünü anlatıyor” ifadelerini kullandı.
“Anlattığımız hikaye aslında hepimizin hikayesi”
Belgeselde 19 Mart ve sonrasında farklı şehirlerde ama hep birlikte yürüttükleri direnişi aktardıklarını söyleyen TİP Ankara İl Gençlik Sorumlusu Oğulcan Boz da, “Anlatma şansı bize çıktı ama anlattığımız hikaye aslında hepimizin hikayesi. İzleyen herkesin kendini göreceği ya da kendinden bir hikaye göreceği bir belgesel oldu o yüzden çok mutluyuz. Biz direnişi hatırladıkça duygulanıyoruz, cesaret buluyoruz; umarım izleyenler için de aynı şey geçerli olur” dedi.
“Umutsuz olmadığımızı, gayet mücadeleci olduğumuzu 19 Mart sayesinde bir kez daha kanıtlamış olduk…”
19 Mart’ın gençlerin umutlu ve mücadeleciliğinin kanıtı olduğunu ifade eden Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümü öğrencisi Ahmet Vehbi Şişman şöyle konuştu:
“Barikat bizim için alışılmış bir şeydi çünkü gençliğin önüne yıllardır sürekli barikatlar kuruluyor. Ne hikmetse bizlere, gençliğe her daim de umutsuz, apolitik, ülkesinin dertleriyle ilgilenmeyen diye bakılıyordu. 19 Mart’ta o barikatın aşılmasıyla birlikte gençliğin üzerindeki o algıyı yine biz gençler yıktık. Umutsuz olmadığımızı, gayet mücadeleci olduğumuzu 19 Mart sayesinde bir kez daha kanıtlamış olduk… Diploma iptali üniversite gençliği için geleceksizliği çok daha gün yüzüne çıkarıyor. Zaten geleceğimizin olmadığına neredeyse ikna olmuşuz bunun üzerine, bunu reddeden bir yerde olduğumuz anda diplomamızın da iptal edilebileceği, buradan da koparılabileceğimiz, üniversite yıllarımızın onlar için yalan edilebileceği bence gerçekten bardağı taşıran damla oldu… O gün geleceksizlik kaygısıyla bir barikat yıkıldı şimdi bu gençliğin kaygıyı bir kenara bırakıp bir kurucu iradeyle geleceğini inşa edeceği daha uzun erimli bir mücadele yatıyor. Bugün çoğumuz gerçekten yarı zamanlı çalışan konumundayız. Tam zamanlı öğrencilik artık bir kenarda kaldı. Öğrenciler tekrardan öğrenci olmak istiyor. Kampüslerinde olabilmek, ortak alanlarda oturabilmek, kulüplerinin işler durumda olması rastgele kayyumlar tarafından kapatılmaması; Türkiye’de haklarını savunurken özgür olabilmek ama bunları yaparken aynı zamanda öğrenci kimliğini koruyabilmek istiyor”
“Orada bir barikat aşıldı ama (19 Mart) o barikatla sınırlandırılan bir şey de olmamalı”
Diploma iptali ve seçilmiş belediye başkanın gözaltına alınmasının üniversite öğrencilerini baskılar karşısında harekete geçiren ‘ateşleyici’ olduğunu ifade eden Boğaziçi Üniversitesi Fizik Öğretmenliği bölümü öğrencisi Rümeysa Aksu ise, “O barikatı da geleceğinin olmadığının farkında olan ve bu geleceği kimseye bırakmadığını söyleyen, bunun politik bir şey olduğunun bilincinde olarak söyleyen bir gençlik yıktı” diyerek şöyle devam etti:
“Orada bir barikat aşıldı ama (19 Mart) o barikatla sınırlandırılan bir şey de olmamalı. 19 Mart’ın sonrasında Türkiye’de bir çok üniversitede ders boykotları örüldü, okullar kampüslerinde eylemlilikteydiler. Önümüzde olmayan gelecek adına birşeyler yapılmıştı. Biz gençler olarak elimizden bazı alanların alındığını görebiliyoruz. Kulüp odalarımız gidiyor; staja başvuruyorsunuz o staj ‘birileri’ için açıkladığından alınmıyorsunuz. Mezun olduğumuzda çalışabilecek miyiz, nasıl şartlarda çalışacağız bilmiyoruz. Okulumuzun kapısına kilit vuruluyor, hocalarımız içeriye alınmıyoruz. Şimdi bile elimizden gidiyor ve olmayan bir gelecek karşımızda. Bunun karşılığında var olan bir şey 19 Mart”
“Biz o gün o barikatı aştık ve korku duvarlarını yıktığımızı söyledik ve söylemeye devam ediyoruz”
Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi öğrencisi Nehir Dizdar ise şöyle konuştu:
“19 Mart’ta senelerin birikmişliğiyle de oraya toplanmıştık. O barikatı da bizim oradan yürümemizin ne ifade edeceğini bildikleri için kurmuşlardı önümüze. Biz o gün o barikatı aştık ve korku duvarlarını yıktığımızı söyledik ve söylemeye devam ediyoruz. O barikatı aşabilmemiz hepimize bir umut vermiş oldu”

