(İSTANBUL) – 15. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin üçüncü günü, Yorgos Arvanitis’in ustalık sınıfında Baba / Father filminin kurgu analizinden, Cinema Jazireh ve Hartum ekipleriyle gerçekleşen söyleşilere kadar uzanan yoğun bir programla dünya sinemasının nabzını tuttu.
15. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali, üçüncü gününde dünya sinemasının önemli isimlerini ve dikkat çeken yapımlarını izleyiciyle buluşturdu. Gün, usta görüntü yönetmeni Yorgos Arvanitis’in VisionIST kapsamında gerçekleşen ustalık sınıfıyla başladı. Ardından Baba / Father filminin gösterimi sonrası KUDA işbirliğiyle kapsamlı bir kurgu analizi yapıldı. Günün ilerleyen saatlerinde Cinema Jazireh ve Hartum / Khartoum filmlerinin ekipleri söyleşilerde izleyicilerin sorularını yanıtladı.
“Bizim işimiz ışıkla yazmak”
Aslı Selçuk’un moderatörlüğünü yaptığı Yorgos Arvanitis ustalık sınıfı, sanatçının 100’den fazla filmden oluşan geniş filmografisine ve çalışma yöntemlerine odaklandı. Arvanitis, görüntünün sinemanın temel anlatı unsuru olduğunu vurgulayarak, “İyi bir film, ortalama bir görüntüyle bile gücünü korur; kötü bir film ise en mükemmel görüntüyle bile kurtarılamaz. Benim görevim, yönetmenin kafasındaki görüntüyü görünür kılmak” dedi.
Theo Angelopoulos, Costa-Gavras, Volker Schlöndorff ve Catherine Breillat gibi büyük yönetmenlerle olan işbirliklerine değinen Arvanitis, ışığın duygu taşıyıcısı rolünü ve plan sekansların matematiksel hazırlığını örneklerle anlattı. “Işıkla yazmak” kavramının altını çizen usta görüntü yönetmeni, ışığın oyuncunun yüzünü değil, karakterin iç dünyasını aydınlattığını belirtti. Sinemaya elektrikçilikten başlayarak adım attığını anlatan Arvanitis, genç sinemacılara “hayatı gözlemleyin” çağrısında bulundu.
Baba / Father: 20 Dakikalık Plan Sekansların Anatomisi
Tereza Nvotová’nın yönettiği Baba / Father filmi, izleyicinin güçlü ilgisiyle karşılandı. Gösterim sonrası KUDA işbirliğiyle yapılan kurgu analizinde; kurgucular Melike Kasaplar, Nihan Işık ve Naim Kanat, moderatör Murat Utku ile birlikte filmin anlatısal tercihlerini değerlendirdi.
Konuşmacılar, filmin neredeyse tamamını oluşturan uzun plan sekansların yalnızca biçimsel bir tercih olmadığını; ritmi, dramatik gerilimi ve psikolojik yoğunluğu belirleyen temel unsur olduğunu vurguladı. Ses tasarımının karakterin travmasını taşıyıcı rolü, mahkeme sahnelerinin gerçekçiliği ve açılıştaki kritik kesmelerin hafıza algısına yaptığı vurgu söyleşinin dikkat çeken başlıkları arasındaydı.
Cinema Jazireh: Afganistan’ın Gerçek Hikâyeleri Perdeye Taşındı
Gözde Kural’ın 2025 Karlovy Vary Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan ve Ekümenik Jüri Ödülü kazanan filmi Cinema Jazireh, festival kapsamında İstanbul prömiyerini gerçekleştirdi. Gösterimin ardından yönetmen Gözde Kural, oyuncular Fereshte Hosseini, Mazlum Sümer, yapımcı Bulut Reyhanoğlu ve kurgucu Bünyamin Bayansal izleyicilerin sorularını yanıtladı.
Kural, filmin çıkış noktasını, “Afganistan ile insani bağım var. Filmdeki hikâyelerin tamamı sahada yaşadığım gerçek deneyimlere dayanıyor” diye özetlledi.
Taliban rejiminin baskısı altında erkek kılığına giren ana karakteri canlandıran Fereshte Hosseini, rolün duygusal yükünün kendisi için çok ağır olduğunu söyledi. Yapımcı Bulut Reyhanoğlu, projeye “riskine rağmen gönülden” girdiğini aktarırken, kurgucu Bayansal filmin ilk halinin 2,5 saatten uzun olduğunu belirterek “bu hikâye imitasyonla anlatılamazdı” dedi.
Hartum / Khartoum: Savaş Başladı, Film Biçim Değiştirdi
Sudanlı yönetmenlerden oluşan bir ekibin çektiği hibrit belgesel Hartum / Khartoum gösterimi sonrası, yapımcı Giovanna Stopponi filmi anlatan süreci paylaştı. Stopponi, projenin başlangıcında ortada bir savaş olmadığını, amaçlarının Hartum’a adanmış şiirsel bir şehir filmi yapmak olduğunu belirtti.
2023’te savaş patlak verince ekip tüm bağlantılarını kaybetti. Stopponi durumu, “Mücbir sebep deyip filmi bırakabilirdik, ama onları kurtarmayı seçtik. Her bir yönetmeni bulduk, Nairobi’ye taşıdık. Hikâyeyi başka bir biçimde anlatmaya devam ettik” sözleriyle anlattı.
Film, Sudan’ın görünmeyen savaşını ve halkın direnişini sinemaya taşıması nedeniyle festivalin en çok konuşulan yapımlarından biri oldu.
Festivalde yarının programı belli oldu
Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali, yarın panel, film gösterimleri ve söyleşilerle dolu yoğun bir programa hazırlanıyor. Gün, saat 12.30’da düzenlenecek “İşgalin Hukuku mu? Hukukun İşgali mi?” başlıklı panelle başlayacak. Panelde Gözde Kural ve Arş. Gör. Deniz Baran, Prof. Dr. Aslı Tunç moderatörlüğünde işgal ve hukuk ilişkisini ele alacak.
Yönetmen Wang Xiaoshuai ve yapımcı Xuan Liunun katılımıyla “Beijing Bisikleti / Beijing Bicycle” gösterimi saat 14.00’te yapılacak. Ardından, Cannes Eleştirmenler Haftası’nda saat 16.30’da SACD En İyi Senaryo Ödülü kazanan “Uyumayan Şehir / Sleepless City” izleyiciyle buluşacak. Akşam bölümünde ise 19.00’da yönetmen Sven Bresserın katılacağı “Sazlıkta Cinayet / Reedland” yer alırken, 21.30’da Cannes’da En İyi Erkek Oyuncu ödülüne layık görülen Frank Dillane’ın başrolünde olduğu “Serseri / Urchin” gösterilecek.
Caddebostan Kültür Merkezi de yarın festivalin önemli duraklarından biri olacak. “Anıların Kokusu / The Scent of Things Remembered” gösterimi yapılacak ve film ekibi söyleşi için saat 14.00’te salonda hazır bulunacak. “Jimmy Jaguar” filmi oyuncu Juli Jakabın katılımıyla saat 19.00’da izleyiciyle buluşacak; günü 21.30’daki “Zaman Damgası / Timestamp” tamamlayacak.
Kısa film tutkunları ise Beyoğlu Fransız Kültür Merkezi’nde düzenlenen kısa metraj seçkisine davetli. Saat 16.30’da The Ban, Sîtav, Portrait, Çekilmemiş Fotoğraflar, Ramallah, Palestine, December 2018 filmleri gösterilecek. In Retrospect, My Name Is Hope, Primary Education, Kırıkuzakçalar ve Maden kısa filmleri saat 19.00 senansında zleyiciyle buluşacak.

