Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

14 Mart Tıp Bayramı… Hekimler Birliği Sendikası Genel Başkanı Balcı’dan Bakan Memişoğlu’na: Meslektaşlarından uzak bir kutlamayı biz reddediyoruz

Hekim Birliği Sendikası Genel Başkanı Hatice Çerci Balcı, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun 14 Mart Tıp Bayramı kutlama mesajına tepki göstererek, “Sağlık Bakanımız Sayın Kemal Memişoğlu’nun 14 Mart kutlamasıyla ilgili hekimlerin kırgınlığını da dile getirmek istiyoruz. 14 Mart Tıp Bayramı, hekimlerin bayramıdır. Sağlık çalışanlarının her birinin bugün de hekimlerin bayramı olarak ortaklaşmasını diliyoruz. 14 Mart Tıp Bayramı’nda  ‘Tüm sağlık çalışanlarının bayramını kutluyoruz’ şeklinde meslektaşlarından uzak bir kutlamayı biz reddediyoruz” dedi.

Hekim Birliği Sendikası Genel Başkanı Hatice Çerci Balcı, Sağlık Bakanı Kemal

(ANKARA) – Hekim Birliği Sendikası Genel Başkanı Hatice Çerci Balcı, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun 14 Mart Tıp Bayramı kutlama mesajına tepki göstererek, “Sağlık Bakanımız Sayın Kemal Memişoğlu’nun 14 Mart kutlamasıyla ilgili hekimlerin kırgınlığını da dile getirmek istiyoruz. 14 Mart Tıp Bayramı, hekimlerin bayramıdır. Sağlık çalışanlarının her birinin bugün de hekimlerin bayramı olarak ortaklaşmasını diliyoruz. 14 Mart Tıp Bayramı’nda ‘Tüm sağlık çalışanlarının bayramını kutluyoruz’ şeklinde meslektaşlarından uzak bir kutlamayı biz reddediyoruz” dedi.

Hekim Birliği Sendikası, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etmesinin ardından bir otelde basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda konuşan Hekim Birliği Sendikası Genel Başkanı Hatice Çerci Balcı, 14 Mart’ın tarihsel olarak hekimlerin günü olduğunu belirterek, bu günün hekimlerin meslek onurunun ve mücadelesinin simgesi olduğunu vurguladı.

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun dün yaptığı açıklamada “sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı”nı tebrik ettiğini hatırlatan Balcı, “Ancak 14 Mart’ın tarihsel anlamı açıktır: 14 Mart hekimlerin günüdür. Bu gerçeğin göz ardı edilmesi yerine bugün hekimlerin yaşadığı sorunların konuşulması gerekir” dedi.

Balcı, bugün hekimler açısından kutlamadan çok mesleğin giderek zorlaştığı bir dönemin yaşandığını ifade ederek, “Hekim Birliği olarak, öğretim üyelerinin, uzman hekimlerin, asistan hekimlerin, diş hekimlerinin ve aile hekimlerinin sahada yaşadığı sorunları ve çözüm taleplerimizi kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Son yıllarda hekimlerin mesleklerini icra ederken karşı karşıya kaldıkları baskılar giderek artmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

“Sağlıkta şiddet ciddi bir güvenlik sorununa dönüşmüştür”

Balcı, sağlıkta şiddetin artık münferit olaylar olmaktan çıktığını ve ciddi bir güvenlik sorununa dönüştüğünü belirterek, şunları kaydetti:

“Her şeyden önce sağlıkta şiddet artık münferit olaylar olmaktan çıkmış, ciddi bir güvenlik sorununa dönüşmüştür. Hastanelerde ve aile sağlığı merkezlerinde görev yapan hekimler her gün sözlü veya fiziksel şiddet riski altında çalışmaktadır. Hekimlerin güvenli bir ortamda görev yapamadığı bir sağlık sisteminin sürdürülebilir olması mümkün değildir.

Bunun yanında hekimler çoğu zaman belirsiz ve uzun süren soruşturma süreçleri ile karşı karşıya kalmaktadır. İdari soruşturmalar birçok durumda şeffaflıktan uzak şekilde yürütülmekte ve hekimler üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Hekimler ayrıca malpraktis baskısı altında çalışmaktadır. Tıbbi uygulamaların doğasında bulunan riskler çoğu zaman göz ardı edilmekte, her olumsuz sonuç hekimin kusuru gibi değerlendirilmekte ve bu durum savunmacı tıp uygulamalarının artmasına neden olmaktadır.”

“Hekimler malpraktis baskısı altında çalışmaktadır”

Hekimlerin “malpraktis” baskısı altında çalıştığını belirten Balcı, tıbbi uygulamaların doğasında bulunan risklerin çoğu zaman göz ardı edildiğini ifade ederek, “Tıbbi uygulamaların doğasında bulunan riskler çoğu zaman göz ardı edilmekte, her olumsuz sonuç hekimin kusuru gibi değerlendirilmekte ve bu durum savunmacı tıp uygulamalarının artmasına neden olmaktadır” dedi. Balcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tüm bu sorunların yanında sağlık sisteminin farklı alanlarında görev yapan hekimlerin kendilerine özgü ciddi sorunları bulunmaktadır. Hastanelerde görev yapan uzman hekimler, giderek artan hasta yükü altında çalışmaktadır. Birçok branşta poliklinik süreleri gerçekçi olmaktan uzak şekilde planlanmakta, hekimlerden çok kısa sürelerde çok sayıda hastaya bakmaları beklenmektedir. Bu durum hem hekimlerin tükenmişliğini artırmakta hem de sağlık hizmetinin niteliğini olumsuz etkilemektedir.

Diş hekimleri ise kamu ağız ve diş sağlığı merkezlerinde yoğun hasta yükü ve performans baskısı altında görev yapmaktadır. Çok kısa randevu süreleri içerisinde nitelikli tedavi sunmak zorunda bırakılan diş hekimleri hem mesleki hem de fiziksel olarak ciddi bir baskı altındadır. Aile hekimleri ise birinci basamak sağlık hizmetlerinin temelini oluşturmasına rağmen son dönemde giderek artan idari ve mali baskılarla karşı karşıya kalmaktadır. Başvuru sayısı, reçete yazımı ve farklı idari kriterler üzerinden yapılan kesintiler aile hekimliği sisteminin sürdürülebilirliğini zedelemektedir. Birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirilmeden sağlık sisteminin sürdürülebilir olması mümkün değildir. Geçici görevlendirmeler, kamu yararından ziyade bir cezalandırma ve mobbing aracı haline gelmiş, hekimler için ızdırap verici olmuştur.

“Yıllık izin için verilen ortalama ek ödeme, 30 gün yıllık izin süresinin tamamını kapsayacak şekilde düzenlenmeli”

Hekim Birliği olarak 2026 dönemi için taleplerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Emekliliğe yansıyan kök maaşın en az 40 bin lira artırılması, bu artışa paralel olarak sabit ek ödemenin de aynı oranda artırılması, taban ek ödemenin ise en az yüzde 50 oranında artırılması talep edilmektedir. İcap nöbeti dahil olmak üzere tüm nöbet türlerine yüzde 100 oranında zam yapılması, bu düzenlemenin 14 Mart Tıp Bayramı tarihine kadar yürürlüğe konulması talep edilmektedir.

Halihazırda 12 gün yıllık izin için verilen ortalama ek ödemenin, 30 gün yıllık izin süresinin tamamını kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmesi talep edilmektedir. Diş hekimlerine yapılan ek ödeme dağıtım oranının yüzde 36’nın üzerine çıkarılması veya 6 aylık memur maaş zammı oranında artırılacak sabit bir ek ödeme katsayısının belirlenerek başlangıçta 2,4 olarak uygulanması talep edilmektedir.

Mevcut uygulamada yıllık izin kullanan aile hekiminin bir başka birime vekalet bırakmak zorunda olması, vekalet alan hekimin ise herhangi bir ek mali hak elde etmeden ikinci birimin tüm iş ve işlemlerini yürütmek zorunda kalması hakkaniyetli değildir. Bu nedenle vekalet uygulaması yerine görevlendirme esasının benimsenmesini, görevlendirilen hekime emek ve sorumluluğu oranında mali hak tanınmasını ve aile hekiminin vekâlet bırakamadığı durumlarda yıllık izin nedeniyle herhangi bir ücret kesintisine uğramamasını talep ediyoruz.

Sonuç olarak; 14 Mart gerçekten bir bayram olacaksa bunun yolu hekimlerin emeğine saygı gösterilmesinden ve sorunlarının çözülmesinden geçmektedir. Hekim Birliği olarak hem hekimlerin haklarını hem de toplumun nitelikli sağlık hizmetine erişim hakkını savunmaya devam edeceğiz.

Ayrıca Sağlık Bakanımız Sayın Kemal Memişoğlu’nun 14 Mart kutlamasıyla ilgili hekimlerin kırgınlığını da dile getirmek istiyoruz. 14 Mart Tıp Bayramı, hekimlerin bayramıdır. Sağlık çalışanlarının her birinin bugün de hekimlerin bayramı olarak ortaklaşmasını diliyoruz. 14 Mart Tıp Bayramı’nda ‘Tüm sağlık çalışanlarının bayramını kutluyoruz’ şeklinde meslektaşlarından uzak bir kutlamayı biz reddediyoruz.”