Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yozgatlı ziraat mühendisi, çiftçiye organik tohum dağıtmaya hazırlanıyor

Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde yıllardır organik tohum kullanarak tarımsal faaliyetlerini sürdüren ziraat mühendisi Deniz Altıntaş, çiftçilerin ata tohumuna yönlenmesine katkıda bulunmak amacıyla organik tohum dağıtımı için hazırlık yapıyor. Tarlasında yetiştirdiği domates, biber, kavun, karpuz gibi sebzelerin tohumlarını çoğaltan Deniz, “Türkiye’nin 10 tane ilinde de farkındalık yaratmak için imkanımız ölçüsünde ücretsiz ata tohumu dağıtımı yapacağız” dedi.

Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde yıllardır organik tohum kullanarak tarımsal faaliyetlerini sürdüren

Haber: Seyfi ÇELİKKAYA

(YOZGAT) – Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde yıllardır organik tohum kullanarak tarımsal faaliyetlerini sürdüren ziraat mühendisi Deniz Altıntaş, çiftçilerin ata tohumuna yönlenmesine katkıda bulunmak amacıyla organik tohum dağıtımı için hazırlık yapıyor. Tarlasında yetiştirdiği domates, biber, kavun, karpuz gibi sebzelerin tohumlarını çoğaltan Deniz, “Türkiye’nin 10 tane ilinde de farkındalık yaratmak için imkanımız ölçüsünde ücretsiz ata tohumu dağıtımı yapacağız” dedi.

Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde ikamet eden ve tarımsal üretim yapan Deniz Altıntaş, kendisi gibi ziraat mühendisi olan annesinden aldığı ata tohumlarına yenilerini ekleyerek, geniş bir ata tohumu çeşidine sahip oldu. İlçedeki tarım alanlarında ata tohumu ile sebze, hububat, baklagil üretimi yapan Altıntaş, ürettiklerini aracı kullanmadan pazarda, tarlada doğrudan tüketiciye ulaştırıyor, böylece ürettiği üründen hem kar ediyor hem de kaliteli, organik, sağlıklı ürünleri piyasadan daha ucuza tüketiciye ulaştırıyor.

Altıntaş çiftçileri, üreticileri ata tohuma yönlendirmek amacıyla son 25-30 yıldır topladığı ata tohumlarını tarlasında çoğaltıp, isteyen herkese dağıtma kararı aldı. Topladığı ata tohumlarını arkadaşlarıyla birlikte Türkiye’nin dört bir yanına ücretsiz göndereceklerini bildiren Altıntaş, isteten herkesin bahçesine gelip, şimdiden hazır olan sebze tohumlarından alabileceklerini bildirdi.

“Yerel tohum özgünlük demektir, özgürlük demektir”

Ziraat mühendisi Altıntaş, yerel tohumun toplumların özgürlüğü, özgünlüğü anlamına geldiğini vurgu yaparak, şöyle konuştu:

“Yaklaşık 25-30 yıldır Yozgat, Boğazlıyan’da ata tohumuyla üretim yapıyoruz. Tohumların bir kısmını halen hayatta olan ziraat mühendisi annemden aldık. Türkiye’nin neresinde bir tohum bulursak, ata tohumu, yerel tohum, yerli tohum gidip alıyoruz, getiriyoruz, tohum üretiyoruz. Allah kısmet ederse bu sene Türkiye’nin 10 tane ilinde de farkındalık yaratmak için imkanımız ölçüsünde ücretsiz ata tohumu dağıtımı yapacağız. Yerel tohum özgünlük demektir, özgürlük demektir. Ben bu tohumlarla burada benden sonraki neslim de üretim yaparsa yüzyıllar boyunca hiç kimseye muhtaç olmadan kendi gıdamı temin edebilirim. Ata tohumu stratejik bir üründür. Ama hibrit tohumu bu sene ekersiniz, seneye tekrar küresel bir şirkete muhtaçsınız. Hindistan’da bunu yaptılar. Önce yerel tohumu bitirdiler, sonra da zamlandırdılar ve 110 bin çiftçi tohum parası yetiştiremediği için intihar etmek durumunda kaldı. Verimlilik tek başına bir ölçü değildir. Bu kapitalist bir söylemdir. Bunun içerisindeki polifenolü, bunun kök yapısını, bunun toprakla girdiği ilişkiyi hibrit tohumun yapabilmesi mümkün değil. Bu mahsulde vücudunuzdaki bütün dinamikleri, düşünce sistematiğinizi, düşünme sistematiğinizi harekete geçiren maddeler var. Ama bu hibrit tohumda yok.”

“Hibrit tohum üzerinden hibrit insan yaratmaya çalışıyorlar”

“Şu ürünü belki 70 liraya tüketirsiniz, normal domatesi 35 liraya tüketirsiniz” diyen Altıntaş, “Ama 15, 20, 25 yıl sonra kronik olarak hibrit tohumdan üretilmiş domatese atılan ilaç, gübre size bir hasar açtığında o zaman harcayacağınız para bugün harcadığınız paranın çok daha üzerinde olacak. Birincisi bu, ikincisi yaşadığınız psikolojik yıkım, üçüncüsü hayatınızdaki kalitesizlik” diye konuştu.

Anadolu’nın 500 milyon kişiyi besleyecek iklime, rüzgara, toprağa ve güneşe sahip olduğunu söyleyen Altıntaş, “Şu anda erkeklerdeki, kadınlardaki doğurgan hücreler de ciddi ölçüde azalmış durumda. İşte bunun temeli doğal beslenmemeye dayanıyor. Hibrit tohum üzerinden hibrit insan yaratmaya çalışıyorlar” dedi.