(TBMM) – TBMM Genel Kurulu’nda konuşan Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya, TBMM’nin 28. dönem üçüncü çalışma yılını 1 Temmuz itibariyle bitirmiş olacaklarına dikkati çekerek “1 Temmuz’dan itibaren bu Meclis’in çalışma takvimi uzatılacaksa bunun buradaki milletvekillerinin takdiriyle olması gerekiyor. Yeni Yol Grubu olarak buradan iktidar partisine bir çağrıda bulunuyoruz: Şayet on beş, yirmi gün daha çalışmamız gerekiyorsa en azından bu milletin hangi derdine derman olacak konuları gündeme getirdiklerini bizlerle ve kamuoyuyla paylaşmasını arzu ediyoruz” dedi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da alkolle ilgili düzenlemeler ile yapı kooperatiflerinin tarım arazileri üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinmelerinin yasaklanmasına ilişkin düzenlemeler içeren “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin görüşmelerine devam edilecek.
Kanun teklifinin görüşmeleri öncesinde Bingöl, siyasi partilerin grup başkanvekillerine söz verdi.
POYRAZ: YARGI, HER SEFERİNDE DÖNEMİN MUKTEDİRİ KİMSE ONA UYGUN KARARLARI ARKA ARKAYA VERİYOR
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Türk siyasetini her seferinde içinden çıkmaz sorunlarla boğuşturanın yargı olup olmadığının sorulması gerektiğini belirterek “Hatırlayın, 1980’de ihtilalden sonra verilen kararlar da yargı kararıydı. Bugün bu Parlamentodaki bütün milletvekilleri -hangi grubu temsil ettiği fark etmez- o yargı kararlarının acılarını ya bedenlerinde ya ailelerinde yaşıyorlar. Daha sonra, hatırlayın 28 Şubat’ı, 28 Şubat’ta Anayasa’da din ve vicdan özgürlüğü var olmasına rağmen, yine, o yargı bunları hiçe saydı, yerel mahkeme hiçe saydı, yüksek yargı hiçe saydı. Yıllardır Türkiye, o din ve vicdan hürriyetiyle kendi arasında, siyaset arenasında bir gladyatör gibi dövüştü. Bundan ekmek yiyenler oldu, istifade edenler oldu ama bakın, bunların yolunu hep yargı açtı” dedi.
Yargının her seferinde ortaya bir karar koyduğunu kaydeden Poyraz, “O kararın arkasında duruyor, ondan sonra elini yıkayıp çıkıyor; Türk siyaseti, geri kalan ahir ömrünü birbiriyle kavga edip, birbiriyle kutuplaşıp, o sırada da seçmeni ve vatandaşı da kutuplaştırıp bunun üzerinde tepinmekte kendini buluyor. Şimdi, geldik, o dönem iktidar partisinin taşeron ortağı FETÖ, FETÖ’ye teslim edilen yargı, hatırlayın, askerî vesayete teslim edilmiş yargı ya da kendisini o dönemin vesayetine yaranma duygusuyla… Her dönemin vesayetine ilişkin o dönemin vesayetine uygun karar verme kabiliyetine sahip bir yargıdan bahsediyoruz. Bu, 80’de askeri vesayet, 28 Şubat’ta askeri vesayet, daha sonra iktidar partisinin taşeron ortağı FETÖ’nün vesayeti, sonra 17-25 Aralık vesayeti, sonra, 15 Temmuz’dan sonra OHAL vesayeti, en sonunda da 2018 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi vesayeti. Yargıya bakıyoruz, yargı her seferinde o dönemin vesayeti, o dönemin muktediri kimse o dönemin muktedirine uygun kararları arka, arka, arka arkaya veriyor” diye konuştu.
KILIÇ KOÇYİĞİT: GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI BÜNYESİNDE GÖREV YAPAN PSİKOLOG SAYISI 452
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, geçen hafta yalnızca üç gün içerisinde KYK yurtlarında üç gencin yaşamını yitirdiğini belirterek “Bu tablonun ne kadar korkunç olduğunu tarif etmeye inanın ki kelimeler ve cümleler yetmiyor. Buna susmak, seyirci kalmak bir insan olarak, bir milletvekili olarak, bir anne olarak mümkün değil. Bugün, en büyük meselelerden biri Türkiye’deki iktidarın gençliğe karşı kendisini sorumlu hissetmeyen tutumları. Derin bir barınma ve yaşam krizi var, derin bir ekonomik kriz var, gençlerin üniversite mezuniyetinden sonra büyük bir işsizlik krizi var ve neredeyse yaşı 25 üstüne gelmiş genç ya da gençliğin hemen üstündeki insanlar hâlâ ailelerine bağımlı olarak yaşıyorlar” dedi.
2025 yılında kamuoyuna yansıyan verilere göre Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde görev yapan psikolog sayısının 452 olduğuna dikkati çeken Kılıç Koçyiğit, “Peki manevi danışman sayısı ne kadar? Bin 208 peki bu bin 208 manevi danışman ne yapar, ne yer, ne içer? Bu gençlere ne faydası var? Yani gerçekten gençlerin psikolojik sorunlarını ya da onların desteğe ihtiyaç olduğu zamanlarda bir psikoloğa erişemediği kurumların hâlâ 21’inci yüzyılda olmuş olmasını neyle izah ediyor bu iktidar?” diye sordu.
BAŞARIR: BUNUN BİR BEDELİ OLUR SANDIKTA ÖDERSİNİZ
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, MHP Grubu’nun son dönemlerde yapılan bir siyasi partinin hem iç meselesine hem yönetimine hem geleceği ilgili yorumlar yaptığını hatırlatarak şu ifadelere yer verdi:
“Ben TBMM’de 86 milyona sesleniyorum; Kurultay yapıldıktan sonra, yaklaşık üç yıl sonra yönetimi uydurma bir sözde mahkeme kararıyla değiştirilen parti Türkiye’nin son seçimlerde birinci partisi. ‘Akademik bir kimlikle konuşuyorum’ dediniz. Eminim, bir hukukçu olsanız, önünüze bu dosya gelse sizden mütalaa isteseler ‘Haydi canım sen de!’ derdiniz. Sizin başınıza da geldi yakın bir tarihte, sizin de kurultay sorunlarınız vardı, iç meseleleriniz vardı, milletvekillerinize, yönetiminize kaset komploları yapıldı bu ülkede. Size hiç kimse ‘Muhalefet canım, böyle, bu muhalefet de ortalığı karıştırıyor’ demedi. Bu hepimizin sorunu, TBMM’nin sorunudur.”
Türkiye’nin 18 trilyon civarında bütçesi olduğunu belirten Başarır, “İnsanların rızkı, 86 milyonun rızkı, bekçinin de emeklinin de işçinin de senin de benim de valinin de rızkı. Bu para ya 5 tane müteahhide “garanti yatırımlar” adı altında dağıtılıyor ya bu paranın yüzde 25’i faiz olarak veriliyor ya da siyaseti dizayn etmek için kullanılıyor. Hiç bunları konuşmuyoruz. ‘Bu sorunlar sizin iç meseleniz’ diyorlar. Hayır, bizim iç meselemiz bu ülkedeki yoksulluktur, adaletsizlik, açlıktır, sefalettir; hepimizin iç meselesi, bu ülkenin iç meselesi budur” diye konuştu.
Başarır, istinaf mahkemesi hakimlerinden bir hanımefendinin, “Allah belanızı versin, benim sokağa çıkacak, çocuklarımın yüzüne bakacak hâlim kalmadı” dediğini söyleyerek “Bu kadar baskı yapılıyor bu partiye darbe yapmak için. Herkes biliyor da; biz de biliyoruz. Efendim, kafamızı kuma gömmeyelim; bugün benim evim yanıyorsa, yarın bu ülkede bina yanar; bugün bana yapılıyorsa, yarın size yapılır. Tabii ki biliyorum, yıllarımı hukuka, adalete verdim, bu ülkede hakimleri, savcıları tanıyorum; ne baskılar yapıldı, kimler aradı, kimler tehdit edildi, kimlere Yargıtay üyeliği teklif edildi. Olmaz, bunun bir bedeli olur; bunu millete ödersiniz, sandıkta ödersiniz, hukukta ödersiniz, günün birinde yargının karşısında ödersiniz” ifadelerini kullandı.
KAYA: 1 TEMMUZ’DAN İTİBAREN TBMM’NİN ÇALIŞMA TAKVİMİ UZATILACAKSA MİLLETVEKİLLERİNİN TAKDİRİYLE OLMALI
Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya, TBMM’nin 28. dönem üçüncü çalışma yılını 1 Temmuz itibariyle bitirmiş olacaklarına dikkati çekerek “Bu parlamentonun üç yılı geride kaldı, vaktinde yapılacak bir seçim için iki yılımız kaldı ama bu ülkenin ve bu milletin maalesef 28’inci dönemden bu yana devam eden çok önemli sorunları var ve maalesef Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bu sorunlar gündeme gelmiyor, daha ziyade teknik çalışmalar, bürokrasiden, bakanlıklardan gelen teknik konuları burada konuşup durmaya devam ediyoruz” dedi.
İki hafta sonra 1 Temmuz’da TBMM’nin tatile girmesi gerektiğini belirten Kaya, şöyle konuştu:
“Hala Meclis’in gündeminde hangi konular olduğu maalesef buradaki milletvekilleri tarafından bilinen bir durum değil, dışarıdan ne uygun görülürse ne takdir edilirse Türkiye Büyük Millet Meclisi o kanunları burada görüşecek duruma getirilmeye çalışılıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi Kurtuluş Savaşı’nı yürüten bir Meclistir ve dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi kendi gündemine her zamankinden daha fazla hakim olmak durumundadır. ‘Yargı paketi’ diye bir şeyden konuşuyoruz ama maalesef ortada milletvekillerinin üzerinde çalıştığı bir yargı paketinden bahsetmiyoruz. ‘Terörsüz Türkiye’ diye bir gündemimiz var; komisyon raporu var ortada, bütün partilerin ortaklaştığı ortak noktalar var ama terörsüz Türkiye’yle ilgili güvenlik bürokrasisinin getirdiği ve basına yansıdığı kadarıyla da İmralı’yla müzakere edilen bir kanun tasarısının, daha doğrusu teklifinin milletvekillerinin gündemine gelmesini bekliyoruz. 1 Temmuz’dan itibaren bu Meclis’in çalışma takvimi uzatılacaksa bunun buradaki milletvekillerinin takdiriyle olması gerekiyor. Yürütme organının ya da bürokrasinin yetişmeyen gündemlerini burada görüşmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çalışma süresini uzatmak demek bürokrasinin, teknokratların ve maalesef yürütme organının güdümünde olan bir Türkiye Büyük Millet Meclisi arzulandığının bir göstergesi olacaktır. Dolayısıyla biz Yeni Yol Grubu olarak buradan iktidar partisine bir çağrıda bulunuyoruz: 1 Temmuz’da bu Meclis kapanacak. Şayet on beş, yirmi gün daha çalışmamız gerekiyorsa en azından bu milletin hangi derdine derman olacak konuları gündeme getirdiklerini bizlerle ve kamuoyuyla paylaşmasını arzu ediyoruz.”
GÜL: 90 MİLYON ATIK GERİ KAZANDIRILDI, 613 MİLYON AĞACI KESİLMESİ ÖNLENDİ
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, hafta sonu çok önemli bir etkinliğe İstanbul’un ev sahipliği yaptığını hatırlatarak “Sıfır Atık Festivali’yle 2017 yılında Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin öncülüğünde başlatılan çok önemli bir çevre bilinci kampanyasına yönelik bir festival vardı. Bu festivali hem Türkiye’den hem de Türkiye dışında çok önemli katılımcılarla, 500 binin üzerinde vatandaşımızın katıldığı çok önemli bir etkinliktir. Özellikle emanet adaleti diyeceğimiz, emanet olarak aldığımız bu çevrenin, bu dünyanın bizden sonraki nesillere daha güvenli bir şekilde emanet edilebilmesi çerçevesinde bir farkındalığı ortaya koyan çok önemli bir bilinçlendirme hareketidir” dedi.
Söz konusu çalışmaların, Sıfır Atık Programı’nın ve bu kampanyanın sonucunda ekonomiye 365 milyar lira katkı sağladığını belirten Gül. “90 milyon ton atık geri kazandırılmıştır, 613 milyon ağacın kesilmesi önlenmiştir. Bu ülkemiz adına, geleceğimiz adına, çevremiz adına önemli faaliyetleri için muhterem Emine Erdoğan Hanımefendiye, emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ediyoruz. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm kurumların bu anlamdaki desteği de çok kıymetli, umarız daha güçlü, daha güvenli, daha çevreci bir geleceğe hep beraber ulaşırız” diye konuştu.

