Haber: İshak KARA
(VAN) – Kamu emekçileri, KESK’in “Geçinemiyoruz – Halk İçin Bütçe, Demokratik Türkiye” çağrısıyla Musa Anter Barış Parkı’nda bir araya geldi. KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, “Herkese kaynak buluyor. Yeni sarayların inşası için, cemaat ve tarikatlar için, kendi siyasal ömrünü uzatmak için kaynak bulanlar, söz konusu bu ülkenin emeklileri olduğunda ‘kaynak yok’ diyor. Kaynak çok ancak kaynağın başında olanların tercihi farklı” dedi.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) “Geçinemiyoruz – Halk İçin Bütçe, Demokratik Türkiye” temalı mitingi kapsamında kamu emekçileri Musa Anter Barış Parkı’nda bir araya geldi. Çevre illerden de yoğun katılımın olduğu mitingde, kamu emekçilerinin yanı sıra siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri de yer aldı.
KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, TBMM Plan ve Büyçe Komisyonu’nda görüşmeleri devam eden 2026 yılı bakanlık bütçelerine tepki göstererek, bütçlerin gelir ve gider kalemlerinin sınıfsal tercihler sonucu belirlendiğine vurgu yaptı. Karagöz’ün konuşmasında öne çıkanlar şöyle:
“2026 bütçesi adeta kamu hizmetlerinin çöküşünü hızlandırmak için yazılmış. Sağlık ve eğitim gibi temel hizmetlerin payı her yıl reel olarak biraz daha geriliyor. Sağlık sistemi çöktü, eğitimde nitelik yerlerde sürünüyor ama iktidar bu sorunları çözeceğine, ‘Hastane kuyruklarına girmek istemiyorsan özel hastanelere git’ diyor. Çocuğunu hangi okula göndereceğini şaşıran velilere ‘Beğenmiyorsan özel okula gönder’ diyor. On binlerce çocuğu MESEM üzerinden kölelik koşullarında çalışmaya zorlayan Milli Eğitim Bakanı kendi çocuğunu ise özel okullara gönderiyor.
“Enerji fiyatları yüzde 85 artmış durumda”
Enerji fiyatları son bir yılda yüzde 85 artmış durumda. Gıda fiyatları yüzde 70 artmış, kiralar ise asgari ücreti geçmiş durumda. Hala kamu emekçilerinin özlük hakları enflasyon üzerinden şekillendiriliyor. İnsana dair temel değerleri hiçleştiren bu düzene karşı birlikte mücadele verilmedikçe, direnmedikçe bu iktidar ceberrut tutumunu sürdürecektir. Köyleri boşaltıldığı için göç etmek zorunda kalan, hayvancılığı çöken, aylarca tarlasına, merasına çıkması yasaklanan halk; bu karanlık zihniyeti bu topraklardan söküp atmak hepimizin temel görevidir. Bu bütçe sizin taleplerinize ve gerçekliğine kör bir bütçe. Bugün Van’da hâlâ binlerce aile köyüne dönemiyor. Çünkü dönmek isteyenlere destek verilmiyor. Tarım ve hayvancılığı yeniden canlandıracak hiçbir plan yapılmıyor. Tarıma ayrılan bütçe komik bile değil. Mazot, yem, gübre fiyatları almış başını gidiyor. Kadın işsizliğinde Avrupa’da birinci sıradayız.
“Bütçede kadınlara ayrılan bütçe yüzde 1 bile değil”
Kadına yönelik sistematik cinsiyetçi, baskıcı ve ayrımcı politikalar nedeniyle Rojin Kabaiş cinayetinin üzeri örtülmek isteniyor. Bu devasa bütçe içerisinde kadınlara ayrılan bütçe sadece yüzde 1’in altındaki bir bütçe reva görülüyor. Ceberrut iktidar yıllarca kendisine hizmet etmiş, primini yatırmış emekli yoldaşlarımızı açlık sınırının altındaki ücretlere mahkum etmiş. Bugün Anadolu’nun küçük bir kasabasında dahi kiralar 20 bin lirayı geçmişken 16 bin 880 lirayla ‘buyrun geçinin’ diyor. Herkese kaynak buluyor. Yeni sarayların inşası için, cemaat ve tarikatlar için, kendi siyasal ömrünü uzatmak için kaynak bulanlar, söz konusu bu ülkenin emeklileri olduğunda ‘kaynak yok’ diyor. Kaynak çok ancak kaynağın başında olanların tercihi farklı.
“Gençler kayıtlarını dondurup ailelerinin yanına dönmek zorunda kalıyor”
Son bir yıl içerisinde barınma ve ekonomik koşulları nedeniyle okullarında kayıtlarını dondurup veya sildirerek ailelerinin yanına dönmek zorunda bırakılıyor bu ülkenin gençleri. Türkiye genelinde genç işsizlik oranı yüzde 17- 20 bantlarında iken burada bu rakam yüzde 35- 50’ye kadar çıkmaktadır. Gençler yalnızlaştırılıyor, örgütlü yaşamdan koparılıyor ve sistem çürütme politikası uyguluyor. Bugün her beş gençten biri ne eğitimde ne istihdamda yer buluyor. Van’da da çeteler sokaklarda cirit atıyor. Gençlerimiz mafyanın tuzağına, uyuşturucu bataklığına çekilmek istenirken bütçede uyuşturucu ile mücadele için kaynak Saray’ın bir aylık elektrik gideri kadar bile değil.
İktidarın Kürt sorununu nasıl çözmek istediğini anlamak için de bütçeye bakmamız yeterli. Özellikle son on yıldır bütçede savunma ve güvenlik adı altında silahlanmaya devasa miktarda kaynaklar aktarıldı. 2026 yılı bütçesinde de bu gerçeklik değişmemiş görünüyor. Yani bu bütçe ‘çatışma sürsün’ diyor. ‘Barış değil, operasyon’ diyorlar. Oysa bir yandan da ülkemizin son 50 yılında binlerce cana, milyarlarca dolar ekonomik kayba, toplumsal kırılmalara yol açan çatışmalı sürecin sonra erdirilmesi için bazı çalışmalar yapılıyor ama bütçe bunun tersini söylüyor.”
Konuşmaların ardından Kuçebend ve Barody sahne aldı. Miting, emekçilerin halay ve sloganlarıyla devam etti.

