Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

DEM Parti: “Gazi’de, Qamişlo’da ve tüm katliamlarda yitirdiğimiz canları saygıyla anıyoruz”

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu’nun (MYK), “Hakikatle yüzleşme mekanizmalarının oluşturulması ve toplumsal adaletin sağlanması demokratik cumhuriyetin inşası açısından tarihsel bir sorumluluktur. Gazi’de, Qamişlo’da ve tüm katliamlarda yitirdiğimiz canları saygıyla anıyor; hakikat, adalet, barış ve demokratik toplum mücadelesini büyütme kararlılığımızı bir kez daha ifade ediyoruz” açıklamasını yaptı.

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu'nun (MYK), "Hakikatle yüzleşme mekanizmalarının oluşturulması

(ANKARA) – DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu’nun (MYK), “Hakikatle yüzleşme mekanizmalarının oluşturulması ve toplumsal adaletin sağlanması demokratik cumhuriyetin inşası açısından tarihsel bir sorumluluktur. Gazi’de, Qamişlo’da ve tüm katliamlarda yitirdiğimiz canları saygıyla anıyor; hakikat, adalet, barış ve demokratik toplum mücadelesini büyütme kararlılığımızı bir kez daha ifade ediyoruz” açıklamasını yaptı.

DEM Parti MYK, Gazi ve Kamışlı katliamlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“12 Mart, Türkiye ve Orta Doğu halklarının hafızasında askeri darbenin, katliamların ve adalet arayışının simge günlerinden biri olarak yer almaktadır. 1971 Askeri Darbesinin 55’inci, Gazi Katliamının 31’inci ve Qamişlo Katliamının 22’nci yıl dönümüne işaret etmektedir. 1971’deki askeri darbe, demokrasi, özgürlük ve eşitlik talep edenlere; işçilere, emekçilere, aydınlara ve gençlere yönelik ağır bir baskı ve kıyım sürecini başlattı. İbrahim Kaypakkaya, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Sinan Cemgil ve arkadaşları katledildi; binlerce aydın, akademisyen ve genç tutuklandı. Darbe, Türkiye’deki demokratik siyaset ve toplumsal muhalefet üzerinde uzun yıllar sürecek baskı ve şiddet politikalarının kapısını araladı.

Bu yönetim zihniyetinin sonraki yıllarda gerçekleştirdiği katliamlardan biri de Gazi Katliamıdır. 12 Mart 1995’te Gazi’de üç kahvehane ve bir pastanenin kimliği belirsiz kişilerce tarandığı kanlı provokasyona karşı gelişen demokratik tepki ve protestolar şiddetle bastırıldı. Otopsi raporları, 7 yurttaşımızın doğrudan polis kurşunuyla öldürüldüğünü ortaya koydu. Doğrudan Alevileri hedef alan bu saldırı ve ardından yaşanan polis şiddeti Gazi Katliamı olarak toplumsal hafızaya kazındı. 12 Mart 2004’te ise Suriye’de Baas rejimi, Kürt halkına karşı Qamişlo’da bir katliam gerçekleştirdi. Bir futbol maçı sırasında başlayan olaylarda yaşamını yitiren 8 kişi için düzenlenen cenaze törenine Baas güçleri saldırdı ve şehir kana bulandı. 52 kişi yaşamını yitirdi, binlerce kişi yaralandı ve iki bin kişi tutuklandı. Bu katliamla önceden hazırlanmış bir senaryo hayata geçirildi; kimliği, dili ve hakları için mücadele eden Kürt halkının özgürlük talebi bastırılmak istendi.

Aradan geçen yıllara rağmen bu katliamların ve darbenin sorumluları gerçek anlamda yargılanmadı, adalet sağlanmadı. Cezasızlık politikası yalnızca geçmişe ait bir sorun değildir; bugün de toplumun adalet duygusunu zedeleyen en temel meselelerdendir. Bölgemizde savaş ve gerilimlerin arttığı böylesi bir dönemde, geçmişte yaşanan katliamlarla yüzleşmek, hakikati açığa çıkarmak ve adaleti tesis etmek her zamankinden daha büyük bir önem taşımaktadır. Hakikatle yüzleşme mekanizmalarının oluşturulması ve toplumsal adaletin sağlanması demokratik cumhuriyetin inşası açısından tarihsel bir sorumluluktur. Gazi’de, Qamişlo’da ve tüm katliamlarda yitirdiğimiz canları saygıyla anıyor; hakikat, adalet, barış ve demokratik toplum mücadelesini büyütme kararlılığımızı bir kez daha ifade ediyoruz.”