Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’nin 39’uncu Olağan Kurultayı… Sezgin Tanrıkulu: Demokrasi, adalet, insan hakları ve Kürt meselesi konusunda önemli bir vizyon parti programına taşındı

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Demokrasi, adalet, insan hakları ve Kürt meselesi konusunda önemli bir vizyon parti programına taşındı. Yurttaşlarımızın ortaklaştığı üç alan var: Ana dil, yerel yönetimler ve eşit vatandaşlıktır. Ana dilin bütün yurttaşlarımız bakımından bir hak olduğu tespiti yapılarak programda buna yer verildi. Kayyum uygulamalarının tümüne son verilecek ve CHP’nin iktidarında Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Şartı’ndaki çerçeveye uygun bir yerel yönetim modeli oluşturulacak. Herkesin inancından, kimliğinden, kültüründen bağımsız olarak bu Cumhuriyet’in eşit ve özgür bir yurttaşı olarak kendisini hissedebileceği bir düzen yaratacağız” dedi. 

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, "Demokrasi, adalet, insan hakları ve

(ANKARA) – CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Demokrasi, adalet, insan hakları ve Kürt meselesi konusunda önemli bir vizyon parti programına taşındı. Yurttaşlarımızın ortaklaştığı üç alan var: Ana dil, yerel yönetimler ve eşit vatandaşlıktır. Ana dilin bütün yurttaşlarımız bakımından bir hak olduğu tespiti yapılarak programda buna yer verildi. Kayyum uygulamalarının tümüne son verilecek ve CHP’nin iktidarında Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Şartı’ndaki çerçeveye uygun bir yerel yönetim modeli oluşturulacak. Herkesin inancından, kimliğinden, kültüründen bağımsız olarak bu Cumhuriyet’in eşit ve özgür bir yurttaşı olarak kendisini hissedebileceği bir düzen yaratacağız” dedi.

CHP’nin 39’uncu Olağan Kurultayı, Ankara Arena Spor Salonu’nda ikinci gününde devam ediyor. CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, ANKA Haber Ajansı’na kurultaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tanrıkulu, CHP’nin olağanüstü bir kuşatma altında olduğunu söyleyerek, “Hem partinin kurumsal kimliği hem de partinin siyasi aktörleri inanılmaz bir baskı altında ama buna rağmen çok iyi örgütlenmiş bir kurultay süreci ile buluştuk” dedi. Kurultay’da alınan kararları değerlendiren Tanrıkulu, şu ifadeleri kullandı:

“Parti, hem tüzükte olan ihtiyaçlarını gerçekleştirdi ve daha demokratik hale getirdi ve dahası 18 yıldır üzerinde oynanmayan parti programını baştan sona yeniledi. Bu yenilenme sadece genel merkezin yazdığı bir belgenin kabulü ile değil mahalle örgütlerinden başlayarak bütün kurultay delegasyonumuzun, üyelerimizin, mahallede, ilçede örgütlendiği tartıştığı süreçlerden sonra gerçekleşti.

Sivil toplum örgütleri, meslek örgütleri, kadın örgütleri, gençlik örgütleri ve toplumun bütün kesimleri bu sürece katkı sundular. 600 akademisyen, altı yüzden daha fazla meslek örgütü üyesi günlerce çalıştılar ve bir taslak ortaya çıktı. Bu taslak dün itibarı ile burada tekrar tartışıldı ve bir demokratik süreçten sonra Türkiye’nin bütün ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir hükümet programı çerçevesinde parti programı kabul edildi.

“Ana dilin geliştirilmesi, öğrenilmesi, yaşatılması noktasında devlete sorumluluk yüklendi”

Demokrasi, adalet, insan hakları ve Kürt meselesi konusunda önemli bir vizyon parti programına taşındı. Parti bu anayasası ile kendisini bağladı. Hem yerelde hem de ulusalda iktidar olduğumuzda bütün kurumlarıyla devleti nasıl yöneteceğimizi ve yurttaşlarımıza nasıl yaşatacağımızı bu belgeyle ortaya koyduk. Kürt meselesinde benim öteden beri üzerinde önemle durduğum ve yurttaşlarımızın ortaklaştığı üç alan var: Ana dil, yerel yönetimler ve eşit vatandaşlıktır. Bütün bu kavramlar partinin programına taşındı. Ana dilin bütün yurttaşlarımız bakımından bir hak olduğu tespiti yapılarak programda buna yer verildi. Ayrıca ana dilin geliştirilmesi, öğrenilmesi, yaşatılması, korunması ve hayatta kullanılması noktasında, ‘yurttaşlar gitsinler evlerinde öğrensinler biz karışmayacağız değil’, devlete sorumluluk yüklendi. Bunlar çok önemli gelişmelerdir içinde bulunduğumuz süreç bakımından.

Yerel yönetimler açısından bugün uygulanan yetkilerin merkezde toplanması, kayyum uygulamalarının tümüne son verilecek ve CHP’nin iktidarında Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Şartı’ndaki çerçeveye uygun bir yerel yönetim modeli oluşturulacak. Yerelden yönetim, yerinden yönetim esas olacak. Merkez, yargı kararı olmadan görevden alamayacak. Bütçesine müdahale edemeyecek. Yerelin kararı yerelden verilecek. Vali, vesayet makamı gibi olmayacak. Eşit ve özgür vatandaşlık parti programına taşındı. Herkes, inancından, kimliğinden, kültüründen bağımsız olarak bu cumhuriyetin eşit ve özgür bir yurttaşı olarak kendisini hissedebileceği bir düzen yaratacağız.

Yurttaşlarımızın çok hassas olduğu bir süreçten geçiyoruz. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi yurttaşlarımızın bütün hassasiyetine saygı göstererek, onları anlayarak, onların duygusal kırılmalarını zaman zaman anlayarak masada olmaya, masada barışın güvencesi olmaya, demokratikleşmenin güvencesi olmaya devam edecek.”