Haber: İleyda ÖZMEN – Kamera: Yasin KABADAYI
(ANKARA) – CHP’nin 39’uncu Olağan Kurultayı’nda oy kullanan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, “Kesintisiz bir değişim süreci ile Türkiye’de iktidarı değiştireceğiz. CHP’nin kurumlarını yeniden inşa edeceğiz ve demokrasiyi bu topraklarda kurumsallaştıracağız. Bu yönüyle bu kurultay bir sonuç değil, yepyeni bir başlangıcın kurultayıdır. Bu yeni başlangıcın adı da iktidar kurultayıdır. CHP iktidarında bu topraklarda herkesin huzur, barış, refah içerisinde yaşayacağı demokratik bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz” dedi.
CHP’nin 39’uncu Olağan Kurultayı, Ankara Arena Spor Salonu’nda ikinci gününde devam ediyor. Kurutay’da, 14 no’lu sandıkta genel başkanlık seçimi için oyunu kullanan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.
Çelik, “Bugün, Genel Başkanımızı bir kez daha genel başkan olarak seçtik. Oyumuzu kullandık, tabi sonuçlar açıklanacak, seçilecek. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, son iki yılda dördüncü kez Genel Başkan seçiliyor. Tabii bir yanıyla yerel yöneticilerimiz çok büyük bir yargı tacizi altında bir yanıyla da partimizin kurumsal kimliği bir yargı kıskacında. Bu nedenle dördüncü kez Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’i seçmiş oluyoruz” dedi.
“CHP’nin kurumlarını yeniden inşa edeceğiz ve demokrasiyi bu topraklarda kurumsallaştıracağız”
Çelik, iki yıl önce yapılan kurultaydaki “CHP, değişirse Türkiye değişir” şeklindeki sözünü hatırlattı ve şöyle devam etti:
“CHP bir değişim gerçekleştirdi iki yıl önce. Sonrasında 31 Mart 2024 seçimlerinde Türkiye’nin seçim haritasının rengini değiştirdik ve kırmızıya boyadık. Şimdi değişim süreci devam ediyor. Kesintisiz bir değişim süreci ile Türkiye’de iktidarı değiştireceğiz. CHP’nin kurumlarını yeniden inşa edeceğiz ve demokrasiyi bu topraklarda kurumsallaştıracağız. Bu yönüyle bu kurultay bir sonuç değil, yepyeni bir başlangıcın kurultayıdır. Bu yeni başlangıcın adı da iktidar kurultayıdır. CHP iktidarında bu topraklarda herkesin huzur, barış, refah içerisinde yaşayacağı demokratik bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz.”
“Sayın İmamoğlu, belediye başkanlarımız ve yol arkadaşlarımız temelsiz iddialar ve iddianamelerle tutsak vaziyette”
İstanbul İl Kongresi’nde prensip olarak tutuklu bulunan bütün belediye başkanlarının ailelerinden kişilerin delege olarak yazıldığını hatırlatan Çelik, şöyle konuştu:
“Bugün burada her birini ayrı ayrı kullandılar. Yarın Parti Meclisi’ni seçerken yine oylarını kullanacaklar. Biz şimdi buradan çıkıp Sayın Dilek İmamoğlu ile beraber Aile Dayanışma Ağı’nın bu sefer Ankara’da bir toplantısını gerçekleştireceğiz. Orada Ankara’da tutuklu bulunan belediye başkanlarımızın aileleri ile bir arada olacağız. Evet, İstanbul’da bir kayyum garabeti var. İstanbul’da üç ayrı kongre gerçekleştirmek zorunda kaldık. Ben de iki yıllık bir il başkanıyım ve üç kez seçilmek durumunda kaldım. Çünkü hukuksuz bir kararla İstanbul Kongresi’ne bir kayyum atadılar ve ortada bir garabet var bu konuda; Yüksek Seçim Kurulu’na göre (YSK) göre seçilmiş il başkanıyım. YSK bu konudaki en yüksek mahkeme. YSK’ya göre üç kez seçilmiş il başkanıyım ama ortada bir kayyum kararı var, bir yerel mahkemenin kararı var. Bununla ilgili de Anayasa Mahkemesi’ne hak ihlali başvurumu yaptım, kayyum garabetinin ortadan kalkması için. Ama biz şuna odaklanıyoruz. Birincisi, parti programımızı yayımladık, Türkiye’nin sorunları ve çözüm önerilerimiz, bir iktidar yolculuğuna odaklanmış durumdayız. İkincisi sizin de ifade ettiğiniz gibi 15 buçuk milyon oy ile belirlenmiş Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu, belediye başkanlarımız ve yol arkadaşlarımız şu anda temelsiz iddialar ve iddianamelerle tutsak vaziyette. CHP kongrelerinin ve kurultaylarının suç sayıldığı iddianamelerle. Yani ‘Sandığı kurar, yarışla genel başkan değişikliği yaparsan, il başkanlığı değişikliği yaparsan bu suçtur’ diyor.
“Birileri kayyum görevini kabul edip kendi alanlarında oyalanabilirler”
Hem parti içi yarışları suç sayan hem de cumhurbaşkanlığı seçiminde iddia ortaya koymayı, ‘Türkiye’yi biz daha iyi yönetiriz’ demeyi suç sayan, tamamen siyaset kalemiyle yazılmış iddianameler. Nasıl siyaset kalemiyle? İşte Sayın Cumhurbaşkanı grup toplantısında ‘ahtapotun kolları’ diyor, aynı kelimeyi o iddianameyi kaleme alanlar o metnin içerisine yazıyorlar. Dolayısıyla demokrasinin, parti içi yarışın, iddia koyup cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmanın suç sayıldığı bir iddianame ile yargılanıyorlar. Bizim gündemimiz hem ülkenin sorunlarını ve çözümlerini topluma anlatmak hem de o iddianamenin gerçeklerini topluma anlatmak. Odaklandığımız konu budur. Birileri kayyum görevini kabul edip kendi alanlarında oyalanabilirler. Bizim onlara söyleyecek çok fazla sözümüz yok.”

