(ANKARA) – Eski Başbakan Yardımcısı ve SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, partililerin kurultayda CHP’nin iktidar yürüyüşünü içselleştirmiş oldukları çok açık bir biçimde ortaya çıktığını belirterek, “Genel başkanımızın tek aday olması, oy birliği ile aday gösterilmesi ve seçilmesi bunların başka göstergeleri. Ayrıca yalnızca o değil. Herhâlde izleyenler görmüştür. Dün kurultay süreci, bugün kurultayın işleyişi, akışı, her anlamda insanların gözünde ışıltı olduğunu, bir iktidar yürüyüşü inancını taşıdıklarını gösteriyor” dedi.
CHP’nin “Şimdi İktidar Zamanı” sloganıyla düzenlediği 39’uncu Olağan Kurultayı’nda Genel Başkan seçimi gündemli ikinci gün devam ediyor. CHP’nin 39’uncu Olağan Kurultayı’nda eski Başbakan Yardımcısı ve SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın ANKA Haber Ajansı’na konuştu.
Karayalçın, bu partililerin kurultayda CHP’nin iktidar yürüyüşünü içselleştirmiş oldukları çok açık bir biçimde ortaya çıktığını söyleyerek “Dün program çalışmalarımız sırasında kurultayımızın birinci gününde bunu gördük. Şimdi bugün aynı şekilde bunu görüyoruz. Genel başkanımızın tek aday olması, oy birliği ile aday gösterilmesi ve seçilmesi bunların başka göstergeleri. Ayrıca yalnızca o değil. Herhâlde izleyenler görmüştür. Dün kurultay süreci, bugün kurultayın işleyişi, akışı, her anlamda insanların gözünde ışıltı olduğunu, bir iktidar yürüyüşü inancını taşıdıklarını gösteriyor” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in adaylık konuşması sırasındaki sözlerine atıfta bulunan Karayalçın, “Tabii bu kolay olmayacak. Genel Başkanımızda bunu bildiği için partililerimize dedi ki, ‘İki yıl daha sıkıntı çekeceksiniz. Daha doğrusu seçim ne zaman olacaksa o tarihe kadar bu sıkıntıyı yaşayacağız. Yani size güzel günler söylemiyorum. Mücadeleci günler. Mücadele vereceğimiz, dayanışma içinde olacağımız günleri yaşayacağız. Bununla iktidara gideceğiz ama bundan sonra da hem bizim için hem tüm ulusumuz, halkımız için Türkiye’de güzel günleri başlatacağız” diye konuştu.
Parti programının 2008’den sonra ilk defa değiştiğini vurgulayan Karayalçın, “Bu arada bizim son programımız olan 2008 aralığında hazırlamış olduğumuz program. Çok geniş, hemen hemen her konuya giren, her ayrıntıyı ele alan bir söylem taşıyordu. Artık böyle değil, böyle yapılmıyor. Parti programları değişik bir şekilde yapılıyor. Parti programlarının daraltılması, kısaltılması, yalnızca temel ilkeleri ele alması, ‘biz kimiz ve kim için siyaset yapıyoruz?’ sorusunu yanıtlaması ve bir gelecek ufku çizmesi gerekiyor. Dünkü kabul edilen metin böyle bir metin” dedi.
“Türkiye Cumhuriyeti Devleti yurttaşının asgari bir gelir düzeyi olacak”
Yeni parti programı metninin cumhurbaşkanı adayının bu metne dayalı olarak çok daha somut olan kendi icraat programını hazırlayacağını belirterek şöyle konuştu:
“Ben Cumhurbaşkanlığı seçiminin iki yıl sonra bu sıralarda yapılacağını tahmin ediyorum. Ondan bir buçuk yıl sonra da belediye seçimleri var. Belediye başkanlarımız da yine bu program metnini esas alarak hemşehrilerine sunacakları kendi icraat programlarını hazırlayacaklar. Yani bu bizim çok somut metnimiz değil, öyle sanılmasın. Zaten genel başkan da söyledi, ‘Belki yeterince somut bulamamış olabilirsiniz. Bizim asıl somut metinlerimiz daha sonra gelecek’ diye. Ama bence burada yurttaşlarımızın çok önemseyeceği ve çok somut olan bir taahhüdümüz var. O da bizim Türkiye tarihinde ilk kez yurttaşlık geliri adıyla yeni bir kurumu önerecek olmamızdır. Bu bence yurttaşlık geliri bizim bütün vaatlerimizin özelidir. Bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti yurttaşı bu kimliğiyle güçlü bir pasaporta sahip olacak. Yani yurt dışına çıktığında göğsünü gere gere göstereceği bir pasaportu olacak. Bir de bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti yurttaşının asgari bir gelir düzeyi olacak. Asgari ücret değil, asgari bir gelir düzeyi olacak. Onu da zamanı gelince hesaplayacağız. Yani bu enflasyonist ortamda bunu bugün hesaplamanın bir anlamı yok.”

